Dünya da herhangi bir hayvan gibi değil de, herhangi bir insan gibi yaşıyorsak gidermek istediğimiz bir hasreti içimizde taşıyarak yaşarız. Dünyadaki ıstırabın ve rahatsızlığın kaynağı biz insanların dünyada bulunmadığını fark ettiğimiz bir şeye duyduğumuz işte bu özlemdir.
Apaçık görünen odur ki, dünyada kendisinden kaçmaya çabaladığımız ıstırap vardır. Dünyada rahat yoktur. Hepsi bundan ibaret mi? Değil. Değil, çünkü dünya herşeyden önce bir oyunbazlık yeri. Dünyada insanlar tuhaf bir şekilde ıstırapla baş başa bırakılmıştır. Tuhaflık, ıstırabı arttırmanın da, azaltmanın da insanın eline verilmiş olmasından gelir. Adem soyu ıstırapla baş etme imkanı ile mücehhez kılındığı içindir ki dünyadan haberdar olduğumuz halde insan ilişkilerinin düzgünleştirilmesi yönünde sorumluluk yüklenmez isek suçlu durumuna düşüyoruz .
Beşeri hukuk alanında cehalet cezadan kurtulmayı sağlamıyor. İnsanlık dairesinde ise cehalet katlanılamayacak bir azap veriyor. İnsan olmakla üstümüze binen yük, beşer olmaktan dolayı sırtlandığımızdan daha ağırdır.
Ne yapayım o göz alıcı sarayı, ben penceresinden hayran olduğum zaman yanımda bir yoldaşım yoksa. Tabiatın bana hissettirdiği güzelliklerden hoşlanmaya iştirak eden yoksa...
Sayfa 48 - Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları, I.Baskı