Aslında tüm bu mücadelenin sonunda kötü şeyleri bir kenara bırakmak zorunda kalmak ve güzel şeyleri kendine saklayabilmek en büyük nimet insanın kendine bıraktığı.
Karanlığın ardında kalan minik bir ışık bile yeter sana. İnsan umut etmeye görsün neler neler olur. Ve biliyorum insan koynunda bir umut beslemezse yaşamayaz da. Belki bir gün ölmek umudu bile yaşatır bi insanı sanki. Bu yıl hep bir şeyler değişsin umuduyla yanıp tutuşturken küllerim beni dört bir yana savurmuş. Bir kez daha umut etmekten korkmaktan bile öte nefret ederken bulmuşum kendimi.
Hayata karşı kendi içimde olan dirençsiz bir öfke, beni kendi kabuğumda büyütmüşken -ki bu kez o minik ışıkta yoktu- kaybettiğim kişinin ben olması. Önce umutlarımı, düşlerimi sonra gülüşlerimi, samimiyetimi elimden alıp giderken benden hiçbir şeyin kalmaması... Ve beni büyüten öfkenin beni bir harabeye çevirmesiyle taçlanan bir anın içinde hapsoldum. Artık umut etmek her şeyden daha zor. Öfkemin hırçın yüzünde özlemin ve gurbetin eşlikçiliğiyle yeni biri doğmuştu☀️☔️