O mektepli gençlere dediğim gibi musibet ede mahpuslara da tekrar ile derim: Onu tanıyan ve itaat eden, zindanda dahi olsa bahtiyardır. Onu unutan, saraylarda da olsa zindandadır, bedbahttır.
Hayaller, yüksek bir binaya benzer. Bu yükseklik kimisinde 10-20 metre, kimisinde yüzlerce, kimisinde ise bulutlara kadardır. Çünkü hayallerin bir sınırı yoktur. Gerçekler ise, bizi o binaya ulaştıracak merdivenlerdir. Hayal olan binaya ulaşmak için, basamakları gerçekler olan merdivenler yapılmalıdır
Hayaller, tüm canlılar gibi doğarlar, büyürler ve ölürler. " İmkansız, mümkün değil, yapılamaz..." gibi sözler hayalleri ölüme götüren bir tür hastalıktır. Sadece gerçekleşen hayaller ölümsüzleşir. Bunun için de sihirli kelime: İnanmaktır.