Evreni karartan örtüye elimi uzatabileceğim, örtüyü birden çekip bilgelik ve merhametin yüzünü görüvereceğim günü bekleyerek büyüdüm. Yeryüzünün güç ve mülkiyet sarhoşu aptal tanrılarıyla boğuşayım istedim. İstedim ki dünyayı aşk ve cesarete mesken edenlere geri vereyim.
Kitapta çok fazla yazar ve eser adı geçiyor. Metni tam anlamıyla kavramak ve özümsemek için adı geçen yazarları ve kitapları bilmek gerekiyor. Yazar, Orta Çağ’dan bu yana kadınların neden var olamadığı meselesini odağına alıyor ancak bunu yaparken konuşma havasında ve dağınık bir anlatım tercih ediyor.
Okurken konu bütünlüğünün sık sık koptuğunu düşündüm. Bir fikirden diğerine ani geçişler yapılması bende kopukluk hissi oluşturdu ve bu nedenle metni takip etmekte zorlandım. Kitabı sonuna kadar bitirdim ama benim için mutlaka okunması gereken bir eser olmadı. Okuduğum en kötü kitaplardan diyebilirim.
Yazarın zihni adeta bir lunapark, fikirler bir oraya bir buraya savruluyor, sonra tekrar aynı noktaya dönüyor. En sonunda yine kadınların mutlaka yazmaları gerektiği, bunun için de maddi özgürlüğe ve "kendilerine ait bir odaya" sahip olmalarının şart olduğu düşüncesine varıyor. Bu fikri anlasam da, anlatım biçimiyle bağ kuramadım. Verdiğim en düşük puanlı kitap. Okunmaz.