Doğulu bir bilge, onu ilginç bir çağda yaşamaktan esirgemesi için tanrıya sürekli dualar edermiş. Fakat bizler bilge olmadığımızdan tanrı bizi esirgemedi ve ilginç bir çağda yaşıyoruz. Albert Camus
Dostoyevski’nin Suç ve Cezası psikolojik ve ahlaki bir laboratuvardır. Modern insanın iç cehennemini kullanarak yazdığı bir deneydir.
Yılar önce kısaltmış halini okumuştum, şimdi de tam metin halini İş bankası kültür yarınlarından okudum. Bu yayınevindeki çeviriler kısmen zor geldi, iletişim yayınlarının çevirisinin daha iyi olduğunu okudum.
Kendisiyle ve çevresiyle uyuşmayan toplumsal düzüne karşı büyük bir nefret duyan dürüst, düşünen, yoksulluk nedeniyle hukuk fakültesini bırakmak zorunda kalan aydın bir gencin Rodion Raskolnikov’un (Rodya) yolculuğu.
Raskolnikov, kendisini toplumsal düzenin dışında konumlandıran ve insan değerini güçle ölçen bir düşüncenin içine hapsolmuş bir bilinç. Neden Napolyon olmayayım, “Bit miyim, insan mıyım” sorusu, onun için yalnızca bireysel bir ikilem değil, insanın ahlaki sınırlarını yoklayan felsefi bir sorgu. Kötü bir insanı (tefeci kadın) öldürerek insanlığı kurtarmak istiyorum çünkü ben sıradan bir insan olmayacağım düşüncesiyle işlediği cinayet, bu düşüncenin zorunlu sonucu gibi görünse de ardından gelen acı, aklın kurduğu soyut idealler karşısında vicdanın üstünlüğünü açığa çıkarıyor. Yinede net değildir. Dostoyevski burada okurun yorumuna da bırakmayı tercih etmiştir.
Romanın sonunda duyulan uzak ve özgür yaşama özlemi, insanın kendisiyle yeniden bağ kurma arzusudur. Suç ve Ceza, bu yönüyle bir suçtan çok, insanın kendini aşma iddiasından vazgeçip insan kalmayı seçmesinin felsefesidir.
Dostoyevski kahramanı yeni bir hayatın eşiğinde bırakmasının sebebi aynı zamanda Dostoyevski’nin ömrü boyunca acılar çekerek böyle bir hayata özlem duymasıdır.
Uzak ve huzurlu yaşama özlemi, yalnızca Raskolnikov’un değil, Dostoyevski’nin de insanın yeniden insan olabileceğine dair inancını taşır. Suç ve Ceza, böylece bir düşüş hikayesi değil,
Suç ve CezaFyodor Dostoyevski · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 2025194,4bin okunma
Genel olarak yeni düşünceleri olan, hatta yeni denebilecek bir şeyler söyleme yeteneğinde olan insanlar pek seyrek doğarlar, hatta şaşılacak kadar seyrek doğarlar.