Adı Yaşamak olsa da kitap boyunca ölüm, korku, açlık ve yoksulluk duyguları hâkim. Okurken yer yer Kemalettin Tuğcu’nun acıyla örülü hikâyelerini hatırlattı; bu yüzden zaman zaman içim daraldı.
Bu kadar popüler bir kitap olunca beklentim yüksekti, ancak ne yazık ki beklentimi karşılamadı. Yine de dili sade ve akıcı olduğu için hızlıca bitirdim. Okuması zor değil ama bende kalıcı bir etki de bırakmadı. Açıkçası okunmasa da olur diye düşündüğüm kitaplardan biri oldu.
Genel olarak Uzak Doğu edebiyatının, özellikle roman alanında, bana hitap etmediğini fark ettim. Çin ve Japon edebiyatının; Rus, İngiliz, Fransız ya da Alman edebiyatının derinliğiyle yarışabileceğini düşünmüyorum. Teknoloji, robotik ve yapay zekâ üretmek başka; edebiyat ve sanat ise her ulusun aynı ölçüde güçlü olabildiği alanlar değil.