Filmin sonunda çok ağladığım için rahatsız oldu ama sadece ben değil, sinemadaki birçok kadın ağlıyordu... Bizimki böyle aşkların modasının geçmiş sayıldığı bir dönemde dünyaya gelmiş olmanın ağıtıydı.
Hayata başladığımızda vücudumuz çok esnek, ölümden kısa bir süre sonraysa katılaşıyorsa; esneklik yaşamın, katılık ise yaşamın bittiğinin, yani ölümün ifadesi olarak alınabilir. Kesin bir sonuca vardığımız, bir konudan kesin emin olduğumuz ve şüphe duymadığımız her durumda gelişim için yer kalmıyor. İnsan kaotik bir dünyada yaşamı devam ettirmeye gayret ederken, belirsizliklerin hissettirdiği kaygıyı bazen kaldıramadığı için 'bildiğine' tutunma ihtiyacında. Onun için önyargılarla, doğruluğunu sorgulamadığı kestirme bazı inanış ve tutumlarla hareket ediyor. Yaşımız ilerlerken vücudumuz kadar zihnimizin de esnekliğini yitirmesi bu sebepten. Biz bu eğilimde olsak da yaşamın içinde hiç bitmeyen değişimler bizi esnek kalmaya zorluyor, iyi olabilmemiz için bunu şart koştuğunun sinyallerini veriyor. Bu yüzden bu birliğimize tutunma ve değişime direnç gösterme eğilimimizin farkına varıp, bu eğilime kapılmadan hayat yolculuğuna devam etmek gerekiyor. Esneklik ve değişime uyum sağlamak derken illa fiziksel bir değişimden, evden, işten, ilişkilerden değil; daha ziyade düşünme ve hareket şeklimizden söz ediyorum. Artık işe yaramadığını, geçerli olmadığını gördüğümüz varsayımların, inanışların ve davranışların fark edilip değiştirilmesinden söz ediyorum. İnsanın potansiyelini tamamlaması da maddi; yani gözlemlenebilen sonuçları olan bir gayretten çok, içsel sonuçları olan bir gelişim gayretini ima ediyor. Gelişim, kalbin ve zihnin esnek olmasıyla mümkün.
Günlük hayatta yapmaya meyilli olduğumuzsa kısa yoldan iyi hissetmemizi sağlayacak şeyler. Duygumuzu bastırmak bunlardan biri. Alkol-madde kullanımı, alışveriş, bilgisayar oyunları ya da aşırı yemekle rahatlamak da duyguyu geçiştirmenin yollarından. Bunları yaparak birkaç dakikadan birkaç saate kadar rahatsız edici duygudan uzaklaşmayı başarabiliriz. Kısa süreli olarak hepsini baş etme yöntemi olarak görmek mümkün. Ama zorlayıcı uydudan kaçınmak için rahatlamamızı sağlayan yerlere kaçmak zamanla bağımlılığa dönüşebiliyor, zarar verici olabiliyor.