Bu gülüş, benim içime çok dokunan bir gülüştü. Fakat bu küçük kızın iç alemini bir taraftan gayet iyi ifşa ediyordu. O gece ben, Sabiha'da o yaştaki bir insan için hakikaten şaşılacak bir talih sezişi, bir vaziyeti olduğu gibi görme kudreti ile, onunla tam zıt yapan, hatta onu bir nevi üste çıkmak arzusunun ve belki de yaratılıştan gelme bir kayıtsızlığın beraber yürüdüklerini hisseder gibi oldum.
Her şeyi unutmuş muydum? Hakikaten eğleniyor muydum? Şüphesiz hayır.
Içimde o zamana kadar duymadığım bir eziklik vardı. Bu korku değildi, acı değildi. Ancak kendisine ihanet eden insanların duyacağı bir azaptı.