Üşümüşüm...
Bu yaklaşan kışla değil,
Deniz ürpertisi, göğün alacasıyla değil,
Ellerimin soğukluğu hep bir kalabalıkta.
Kaçışının gizini gönlünde tuttuğun
Bilisiz aşkı
(nı) ver bana!
Üşümeyeyim...
Söyler, hiç anlamayana da, görmeyene de.
Ama, gizinin şifresini sunar bakana!
Bir yıkık anının, bir çökmüş anının
boşluklu cinnet torbasında,
Bekliyor hep onu unutmaklı olanı, duruk sevgisini; kılıfından sıyrılmışçasına...