Osmanlı’nın bir sürü mazeret üreterek sınırlardan içeriye otomobil bile sokmamakta ayak dirediği yıllarda,Almanya otomobilini üretmeye,başka ülkelere satmaya başlamıştı.
Ve doğal olarak,atı alan Üsküdar’ı çoktan geçmişti.
Tamam şöyle bir karşılaştıklarında,kılık kıyafet ve davranış tarzı olarak sokakta dolaşan şu Almanlardan pek de farkları yoktu.
Buna karşılık ülkelerinin en iyi eğitilmiş,seçilerek Almanya’ya gönderilmiş gençleriydi kendileri.
İki ülkenin sokaklarındaki insanları yan yana getirip,ortalamaları karşılaştırdıklarında,arada dağlar kadar fark olduğunu görüyor,makasın iki ucunun gerçekten de çok açık olduğuna dertleniyordu.