geçen ay seni görmeye geldiğimde, kapıdan çıkmadan önce bana sordun: "siyasetle ilgileniyor musun hâlâ?" "hâlâ" sözcüğü lisedeki ilk yılıma göndermeydi, aşırı sol bir partiye üye olduğum ve yasadışı eylemlere katılıp başımı polisle derde sokacağımı düşündüğün için seninle tartıştığımız zamanlara. "evet, daha fazla," diye yanıt verdim sana. üç-dört saniye bekledin bir şey söylemeden, bana baktın ve sonunda dedin ki: "haklısın. haklısın, galiba bir devrim şart."
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
"bay butler'a acıyorum. doğru dürüst harcayamayacağı otuz bin dolar kazanmak için hayatını boşa harcamış. niye mi, çünkü artık otuz bin dolar nakit verse bile çocukken on sente alabileceği şeyleri alamaz, mesela şeker, fıstık veya tiyatroda en üst balkondan bir bilet."
bir albay söze karıştı, "bu çocukların günahı yok," dedi. "bunlar suçluysalar bile yüzde ellidir suçları. bunlara kıyasla yüzde yüz elli suçlu olan, onlara bu ortamı hazırlayan yönetimin kendisidir."