Kitabı okumaya başladığımda normal bir firar/kaçış odası oyunları versiyonu gibi olacağını düşünmüştüm. Ancak hikayenin içine dalınca pek de öyle olmadı. İşin içinde derin bir konu, özel sektörde hele ki finans, yatırım sektöründe dönen olaylar, kurumsal hayatın zorlukları, baskılar, arkadan kazılan kuyular vb. gibi birçok detay vardı. Ben de bir özel sektör çalışanı olduğum için çoğu baskıların nasıl olabileceğini tahmin edebiliyorum. Ancak olay Amerika'daki büyük paraların ve yatırımların döndüğü bir finans şirketi ise bunun boyutunun çok daha farklı olduğunu görüyoruz. Hikayemizde çok ünlü bir finans şirketinde çalışan Vincent, Sam, Jules ve Sylvie katılımın zorunlu olduğu bir toplantıya çağrılırlar, çağrıldıkları binada bir asansöre binerler ve burada kapana kısılırlar. Bu asansörün bir firar odası olduğunu anlarlar. Burada karşılarına çıkan ipuçlarını çözmeye çalışırlar. Asansör sahneleri üçüncü şahıs gözüyle bize aktarılıyor. Bir de geçmiş konuların başka bir karakterin ağzından anlatıldığı bölümler var. Bu şekilde anlatımlarla kitap sonuna bağlanıyor.
Ben kitabı sevdim. Okurken film izlermiş gibi hissettim. Yazarın dili akıcı, kurgusu iyi, karakter betimlemeleri detaylı. Ancak sonunu bir tık daha farklı beklerdim demeyeyim de, istediğim bir iki nokta vardı oralar biraz havada kaldı. Okumayanlara spoiler olacağı için söyleyemiyorum. İyi okumalar Firar Odası