Orhan Veli’nin tüm şiirlerini tek bir nefeste, bir oturuşta tükettim. Kitabı kapatıp geriye dönüp baktığımda, beni bütünüyle sarsan veya 'işte bu inanılmaz bir şaheser' dedirten tek bir şiir öne çıkmadı. Bu kesinlikle şiirlerin kötü veya niteliksiz olduğu anlamına gelmiyor; aksine Garip akımının o kendine has, iddasız ve süssüz yalınlığının bir sonucu. Karşımda kötü bir külliyat değil, fazlalıklardan arınmış, her şeyi olduğu gibi söyleyen, alabildiğine sade ve minimalist bir dünya vardı.