"İlim Çinde bile olsa alınız" diyen Hz. Muhammed'in sözünden yola çıkarsak İslam'in bilgiye ve ilme verdigi önem anlasilmaktadir.
Peki, böylesine ilme ve ögrenmeye deger veren bir medeniyetin bugün geldigi noktada neden Ibni Haldun, Farabi gibi değerler
ciddi çalişmalarla ele alinmamaktadir? Çok mu ilerledik de bu değerlere ihtiyacimiz yok, ya da çok mu geriledik de bu degerleri anlayamiyoruz?
“Bir şeyi bulmak için önce onu anlamak, ardindan onu istemek gereklidir. Eger istediginiz seyi anlamıyorsanız, nereye giderseniz gidin aradığınızı asla bulama-yacaksiniz.”
Farabi islam dünyasında doğmuş büyümüş müthiş yetenekli ve zeki bir bilim insanı ve bir türk olarak kesinlikle kendi insanlarımızı daha yakından okumamız tanımamız gerektiğine inanıyorum. Anlamanın ve Aydınlanmanın Felsefesi burada. Sadece filozoflan degil, sayisiz bilim insanını da derinden etkilemis, akimlarin ve icatlarin ilham kaynağı olmuştur.
Varlıklı bir ailenin ferdi olarak saraya yakın olmasına rağmen siyasi iradeyi tamamen reddedip kendini ilme adamıştır. Günde yalnızca bir öğün yemekle hayatini sürdüren Farabi, zamaninin her saniyesini ilimle geçirmeye gayret göstermiştir çünkü Farabi'ye göre insan ilmi aramakla mükelleftir. İlmi bulmak, onu öğrenmek ve onu anlatmak zorundadır. ilim Çin'de bile olsa kalkıp pesine düsmek gerekir. insan ilim için yasamiyorsa istirap içinde, anlamsiz ve mutsuz bir ömür geçiriyordur. Çagimiz insaninin anlamli ve anlamsiz gayretleriyle yüzlesmesi ve yeniden bir yaşam kurgusu inşa etmesi açısından Farabi'nin ilham dolu hayatı ve çalışmları örnek alınacak niteliktedir. Farabi - Var mısın ki Yok Olmaktan Korkuyorsun?