Şiirde Uç Noktalarda Kalem Oynatmak
Halit YILDIRIM
Her ne kadar şiirin tam bir tanımı yapılmamışsa da “şiir yürek sesidir” desem kimse itiraz etmez sanırım. Belki de bunda her şairin farklı bir dünyasının olması, farklı bir tarzı olması sebeptir. Önceleri şiir için ölçülü ve kafiyeli söz olarak bakılırken bugün bu tanımın dışında çok farklı şiirler üretilmektedir. Şekil, kalıp, form, teknik… adına ne derseniz deyin her şey çok değişti. Bu yüzden bu şiirdir, bu değildir gibi bir sınıflandırma ya da değerlendirme yapmak çok zor. Bu minvalde “şiir öldü” gibi artık bayatlamış ve büyüklenme kokan sözlere de itibar etmediğimizi de peşinen belirtelim.
Bu kısa girişten sonra elimize ulaşan İlkay Coşkun’un “+Uç” kitabı üzerinden İlkay Coşkunun şiirleri hakkında bir değerlendirme yapmaya çalışacağız.
“+Uç”, şair İlkay Coşkun’un beşinci şiir kitabıdır. Daha önce sırasıyla; Yüreğimden Süzülen Nağmeler (Gündüz Yayınları 2008), Düş Yolcusu (Antik Yayınları-Şiir 2011), Bilonsa (Şiir Vakti Yayınları-Şiir 2012) ve Bimola (Şiir Vakti Yayınları-Şiir 2017) kitapları yayınlanmıştı. Bunlardan başka yazarımızın deneme türünde; Kahve Bahane (Vilayet Yayınları-2018) ve İç Hatlar (KDY Yayınları- 2020) isimlerinde iki kitabı daha mevcut.
Baştan sona bir günde okuduğumuz şairimizin “+Uç” kitabındaki şiirlerinde bu defa farklı bir İlkay Coşkun sesi ve nefesi bulduk… Coşkun bu kitabında biraz daha hikemi bir tarz benimsemiş gibiydi. Şair, “İnsan Denen Şey” şiirinde de itiraf ettiği gibi şiirle buluşulan günden beri başka bir kavgada… Bu kavga zaman zaman hayatın acımasızlığı, adaletsizliği ile olurken kimi zaman da sevgilinin vurdumduymazlığı, vuslatın çileli yolları ve geçip giden zamanla ve tabii ki hafızalardan silinmeyen hatıralarla... Bu kavga bazen coşkun bir lirizmle bazen de hikemi bir