Tetiği bir kez daha çekti ve diğerlerinin yanına düştü. Şimdi, sıcak göğün altında beş ceset yatıyor, az ötede Dünyalıların gemisi bütün heybetiyle duruyor, güneşte pırıl pırıl parlıyordu...
Sarı maskeler, mavi maskeler, kırmızı maskeler; gümüş dudaklı, bronz kirpikli maskeler; gülümseyen, ya da somurtan maskeler... Maskeler, kişilerin kendilerine kazandırmak istedikleri ruh hallerini yansıtıyordu.
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
"Aman Yarabbi!" diye bir çığlık attı kadın: "Daha yeni sildim buraları. Şu ayağınızın çamuruna bakın! Çabuk dışarı! Dışarı dedim!... Böyle kirli pabuçlarla kimse giremez evime!"
Sayfa 134 - Dünyalıların Gelişi - Ray Bradbury·Kitabı okudu
Ah, anlıyorum, öykümüzü okurken elektrikli fırında keyfinize göre kızartılmış kuzu pirzolasını az önce mideye indirdiniz. Rahat koltuğunuzda oturmuş, bir elinizle kitabınızı tutuyor, bir elinizle de ayağınızın nasırını kaşıyorsunuz... Belki de müzik setinizden romantik bir sonatın nağmeleri yayılmakta. Anlattıklarımın tek sözcüğüne bile inanmıyorsunuz, değil mi? Doğaldır ki inanmıyorsunuz... Saçma sapan, sözde bir sevda öyküsü, diyorsunuz. Kalkıp kendinize dolaptan birkaç buz parçası alıyor, içkinizi tazeliyorsunuz...
Ne var ki kader ağlarını örmeye başlamıştı. Sudan sıçrayarak çıktığı anda beklenmedik bir rastlantı oldu. O güne değin ömründe görmediği bir adamla çarpışarak dengesini yitiren genç kızımız, "Aksi Şeytan!" sözleriyle ağız dolusu küfretti. Doğaldır ki bu saygısızlığından dolayı da çok utandı. Öykümüzün kahramanları işte bu mutlu koşullar altında tanıştılar.
Sayfa 126 - Milyonuncu Gün - Frederick Pohl·Kitabı okudu