GBade

GBade
“Onun varolmadığı yer ve zamanlarda bulunmaktan nefret ederim. Yine de ben hep giderim ve o, peşimden gelemez.”
9/10
·352 syf.·
2017 19. kitabı
Açıkcası pek bir umudum yoktu bu kitaba dair. Kapak tasarımını pek beğenmemiştim çünkü kapağında insan odaklı olan kitaplar hoşuma gitmiyor pek. Tabii istisnalarda olabiliyor,çok beğendiysem alıyorum. İlk olarak okuduğum melek veya öteki dünyayla dünyamız arasındaki ilişkiyi anlatan ilk kitap olduğu için,bu tür içinde başarılı olup olmadığı hakkında yorum yapamayacağım maalesef. Ama ben kitabı sevdim. Kitap iki şekilde Alisa ve Brecken tarafından anlatılıyor. Alisanın kısımları,Alisanın gözünden,Brecken'ın kısımları ise ilahi bakış açısıyla anlatılıyor. Alisa 16 yaşında intihar etmiş bir kız. Geçmişinde çok kötü bir şey yaşıyor ve yaşadığı süre boyunca çok sevdiği iki kişide ölünce daha fazla yaşayacak gücü bulamıyor ve kendini öldürmeye karar veriyor. Tabii işler onun tahmin ettiği gibi ilerlemeyince Breckenle tanışıyor. İntihar ettiği için cennete gidemediğinden 2.şans olarak ona bir görev veriliyor. Görevi ise dünyadaki birine muhafız olup ona her zaman doğru yolu göstermek. Bu görevde başarılı olanlar cennete başarısızlar ise cehenneme gidiyor. Alisa ise Brecken adlı asi ve genç bir çocuğa muhafızlık yapmaya başlıyor. Adındanda anlaşılacağı üzere Alisa onun muhafızlığını mecburen yapmak zorunda kalıyor.Diğer insanlardan farklı olan Brecken muhafızını görüyor ve buda aralarında bir şey oluşmasına yol açıyor. Kitap ne çok romantik ne de çok fantastikti. İkisinin ortasında oldukça akıcı bir kitaptı. Orjinalinin ön okumasına internetten baktım ve oldukça basitti.3 kitaptan oluşan bir seri ve ne yazık ki ülkemizde sadece ilk kitap çevrilmiş. Bu yüzden orjinalini internetten okumak istedim ama ön okuma dışında bir şey bulamadım Melek konulu kitaplar konusunda emin olamıyordum ama bu kitaptan sonra okumaya başlayacağım. Benim gerçekten beğendiğim bir kitap oldu. Diğer iki
Gönülsüz MuhafızMelissa J. Cunningham · Kaldırım · 201470 okunma
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
“İnsanlar,”dedi Küçük Prens,”ne aradıklarını bilmeden hızlı trenlere doluşuyorlar.Endişe ve telaşla ,aynı yerde dönüp duruyorlar.”Bir an duraksadıktan sonra ekledi:”Çektikleri sıkıntıya değmez bu.”
10/10
·306 syf.·
2017 18. kitabı
Ölmek İçin 13 Sebep ismi ile dikkatimi çeken bir kitap olmuştu. Yani insanlar yaşamak için sebep ararken yazar neden ölmek için tam 13 sebep sıralasın diye düşünmüştüm. Kitapta ölmeden önce intihar etmesine sebep olan 13 nedenden bahsettiği kasetleri kaydeden Hannah adlı kızdan ve kasetlerde adı geçen kişilerle olan geçmişinden bahsediyor. Kitap Hannah'dan hoşlanan Clay adlı çocuğun ağzından anlatıyor. Ben Clay'i sevdim açıkcası. Fazlasıyla kendi halinde ve saf bir çocuktu. Ve Hannaya karşıda aynı saf duyguları besliyordu. Kitap boyunca Clay'in çaresizliğini ve üzüntüsünü resmen hissediyorsunuz. Her ne kadar Hannah ilaç içip bir kerede intihar etsede aslında dinlediğiniz her bir kasette onun yavaş yavaş öldüğünü fark edebiliyorsunuz.Hannah zayıf bir karakterdi bana göre.Aslında yaşadıkları hemen intihar etmesini gerektirmeyen şeylerdi ama yinede herkesin acıya ve depresyona katlanma süreci çok farklıdır. Hayatın en önemlisi derslerinden birini anlatıyor aslında kitap. Eylemlerimizden sorumlu olduğumuzu ve aslında yaptığımız ve bize göre küçücük,önemsiz olduğunu düşündüğümüz bir şeyin başkasının hayatını nasıl mahvettiğini gösteriyor. Gerçek hayatta eminim bunun bir çok örneği vardır. Küçücük bir kartopu yuvarlandığında nasıl kocaman oluyorsa,aynı küçüklükte bir dedikoduda bir insanın intiharına sebep olabiliyormuş onu anladım. Oldukça akıcı bir dili vardı. Bir günde bitirilecek tarzda ince bir kitap. Ben mutlaka alıp okumanızı tavsiye ediyorum. Kitabı,konusunu,kurgusunu ve Clay'i çok sevdim.
Ölmek İçin On Üç SebepJay Asher · Artemis Yayınları · 20174,095 okunma
8/10
·592 syf.·
2017 17. kitabı
Beni çok şaşırtan bir seri oldu. Özellikle ikinci ve üçüncü kitabında aklımın ucundan bile geçmeyecek olaylar gelişti. Çok duygulandığım kısımlar oldu.Son kitapta hastalığın sebebini ortaya çıkıyor,Ruby artık tamamen bir lider oluyor ve uzun yıllar süren esaretin ardından çocuklar özgürlüğe kavuşuyor. Kitabın son sayfalarına kadar olan kısım aksiyondan çok plan,strateji ve dövüş antremanları üzerineydi. İlk kitaba göre heyecanlı ama ikinci kitaba göre durgundu.İlk iki kitaba göre aşk biraz daha yoğundu. Ruby ve Liam harici bir başka çift daha doğdu. Oldukça akıcı ve güzeldi ama ben sonunu beğenmeyenlerdenim niye diye soracak olursanız bundan sonrası SPOİLER içerecek o yüzden seriye başlamayanların okumasını tavsiye etmiyorum Cole'ün ölmesi beni çok üzdü. Son kitapta oldukça sevmiştim onu. Kitabın sonunda hayatta olacağına,mutlu olacağına o kadar emindim ki öldüğünü öğrenince gözlerim doldu. Zu'nun konuşmasına belki bir çok kişi sevindi ama ben aynı derecede mutluluk hissetmedim. Çünkü Zu'yu benim için özel kılan konuşmamasıydı. Konuşmadan favori karakterlerimden biri olmuştu. Ve son olarak Clancy. Belki kötü karakter olduğundan sevilmiyor olabilir ama benim sevdiğim bir karakterdi. Ruby'den daha çok seviyordum. Çocuğun üzerinde sayılarca test yaptılar,işkence ettiler ve izni olmadan ameliyat ettikten sonra diğer çocuklara seçme hakkı verildi. Şimdi bu çocuk kötü olmasın da ne olsun. Belkide Ruby'nin hafızasını silip yerine mutlu anıları koyması en iyisiydi. Sam'in sonunda her şeyi hatırlamasına da çok sevindim. Bir çok kişi bir şekilde mutlu sonuna ulaştı. Cole ve Jude hayatta olsaydı mükemmel bir son olabilirdi. Benim genel olarak sevdiğim ve beğendiğim bir seri oldu.
Ateş ÇemberiAlexandra Bracken · Parodi Yayınları · 20151,613 okunma