GBade

GBade
“Onun varolmadığı yer ve zamanlarda bulunmaktan nefret ederim. Yine de ben hep giderim ve o, peşimden gelemez.”
7/10
·136 syf.·
2026 4. kitabı
Sıradan bir kitapçı gezintimde rastlayıp arka kapak yazısını okuyunca dikkatimi oldukça çeken bir kitaptı bu. Konusunu okur okumaz kitap kulübü grubuna atıp “konusu tam filmlik bir kitap buldum” demiştim. Bu tarz, ölen ikizin yerine geçme konulu filmlere veya dizilere mutlaka denk gelmişizdir. En son Türk yapımı bir dizi olan ve az da olsa izlediğim Mahkum vardı; onu oldukça beğenmiştim. Bu yüzden elimde hâlihazırda okumayı planladığım başka bir kitap olmasına rağmen bunu öne çektim. Kitap benim için başlarda oldukça akıcıydı çünkü baş kahramanın, ölen ve ona ikiziymişçesine benzeyen kişinin yerine geçme planlarını nasıl gerçekleştireceğini çok merak ediyordum. Nitekim bu kısımlar sade ve akıcı bir şekilde anlatılmıştı. Fakat kitabın adında yer alan “Panorama Adası”nın oluşumu ve tasviri kısmı oldukça sıkıcıydı. Oraya kadar akıcı giden kitap birden durgunlaştı sanki. Adada bulunan bazı şeylerin ya betimlemesi iyi yapılmamıştı ya da çeviride bir eksiklik vardı; çünkü hayal etmekte zorlandım. Zihinde canlandıracak kadar yeterli ve açık değildi bazı unsurlar. Bu yüzden biraz hayal kırıklığına uğradım. Baş karakterin bu adayı inşa etmesine kadar yaşadıkları güzel anlatılmışken, uğruna bu kadar zahmet çektiği, şeytanca ve ince ince planlar yaptığı ve harcadığı insanlardan sonra ada hayatı ve adada yaşananlardan da daha fazla bahsedilir diye düşünmüştüm. Tam bu kısımlarda kitabın temposu düşmüşken, son 3-4 sayfada güzel toparlandığını düşünüyorum. Bu tarz ve benzeri konulu dizi ve filmlerde olduğu gibi, bütün insanların “salakça” ve basireti bağlanmışçasına davranmadığını görmek güzeldi. Biraz revize edilse, filmi yapılabilecek bir kitap olduğunu düşünüyorum.
Panorama Adası'nın Tuhaf HikâyesiEdogawa Rampo · İthaki Yayınları · 2023473 okunma
Tatil planı hazırsa sıra okuma listenizde!
Bu yaz yanınızdan ayırmak istemeyeceğiniz kitapları sizin için bir araya getirdik. 💬 Siz olsanız bu listeden hangisiyle başlardınız?
8/10
·200 syf.·
2024 7. kitabı
Açlık,Norveç edebiyatından okuduğum ilk eser fakat kitabı okurken kendimi daha çok Rus edebiyatından bir eser okumuş gibi hissettim. Parasızlık,açlık,soğuk… Okurken bütün bunları hissediyorsunuz sanki. Zaten yazarın Dostoyevski’den etkilendiğini daha önceden bildiğim için bu durum beni çok şaşırtmadı. Kitabın adından ve arka kapak yazısından nasıl bir olay örgüsü okuyacağımı aşağı yukarı tahmin etmiştim ama karakterin bu kadar sinir bozucu olacağını kesinlikle düşünmemiştim. Bizim Yeşilçam filmlerindeki fakir ama gururlu genç kavramına bir de salağı ekleyince kitaptaki karakterimiz ortaya çıkıyor. Eğer son kısımda yapması gerekeni yapmasaydı büyük ihtimal minik bi sinir krizi geçirip daha düşük bir puan verecektim kitaba. Genel anlamıyla bunaltı ve kasvet ağır bassa da yine de akıcı bir kitaptı. Açlık hissinin çok gerçekçi betimlenmesi sebebiyle aç karnına okumanız tavsiye edilmez :)
AçlıkKnut Hamsun · Can Yayınları · 202335,8bin okunma
8/10
·248 syf.·
2024 6. kitabı
İtiraf, İskender Pala’nın okuduğum ilk kitabı. Yazarın adını çok duymuş olsamda hiçbir zaman kitaplarını araştırıp şöyle bir konularına bakayım dememiştim. Okuyacak kitap ararken arka kapak yazısı beni çok çekmese de yine de bir şans vereyim dedim. İyi ki de öyle yapmışım. Tarihi gerçek bir olayı,kurgulayarak bir hikaye şeklinde sunması sanki olaya şahit olan birinden,birinci ağızdan birebir duymak gibiydi ve bu oldukça hoşuma gitti. Kitapta bahsedilen Molla Lütfi’nin idamını araştırdıktan sonra acaba gerçekte olayın kitapta anlatıldığı gibi bir arka planı olabilir mi diye düşünmeden edemedim. Özellikle Bellini’nin Fatih’in portresini çizdiği o bölümü…Tarihi bir bilgiyi öğrenip kısa bir süre sonra zihnimden silinecek olması yüksek ihtimalken kurgu yoluyla öğrendiğim bu gerçek yaşanmışlığı barındıran hikayeyi kolay kolay unutacağımı düşünmüyorum. Tarihte yaşanmış önemli olayların bu şekilde öğretilmesi daha kalıcı ve dikkat çekici olurdu diye düşünüyorum.Dilinin çok ağır olacağını,sıkılacağımı düşünüyordum ama tam tersi oldukça akıcı ve heyecanlıydı. Tabi yer yer eski ve dini terimleri anlamakta zorluk çektim. Bunlar için alt kısımda ufak bir açıklama kısmı olsaydı daha iyi olabilirdi. Sonu çok hızlı bitse ve hoşuma gitmese de oldukça güzel bir kitaptı.
İtirafİskender Pala · Kapı Yayınları · 20198,4bin okunma
7/10
·272 syf.·
2024 5. kitabı
Kapağı başka,arka kapak yazısı başka ve içeriği başka bir şey anlatan bir kitaptı. Time dergisi yazılmış en iyi 100 kitap listesine koymamış olsaydı büyük ihtimalle pek dikkatimi çekmeyecek bir kitaptı. Listeyi gördükten sonra şans eseri kütüphanede karşıma çıkınca okumadan edemedim. Hailsham adlı “özel”bir okulda okuyan Katy adlı bir hasta bakıcısının ağzından anlatılıyor olaylar. Özel okuldan kastım ise sanat,müzik ve kaliteli eğitime oldukça önem verilen, insanlardan izole yatılı bir okul. Katy ise bu okulda birlikte kaldığı ve sonrasında da hayatını birlikte geçirdiği çok yakın arkadaşlarıyla olan anılarını bize aktarıyor. Evet kitabın %80’lik kısmı bu şekilde. Kitabı yarıladığımda bu kitabın seyrinin bir yerde değişmesi gerektiğini düşünüyordum. Çünkü bu şekilde ilerlemesi halinde pek matah bir kitap olmayacaktı benim için. Nitekim beklediğim yer sonunda geldi ve beni oldukça şaşırttı. Bir inceleme yazısında sonuna kadar her şeyi anlatmış bir arkadaş :) Spoiler olmaması açısından ve okuduğunuzda benim gibi şaşırmanız için yazmıyorum ne olduğunu. O noktadan sonra kitabın sayfalarını merakla çevirmeye başladım. Aslında bu olay daha detaylı açıklansın isterdim ben,bana göre kitabın ana konusu bile olabilir ama yazar bunu kitabın amacı değil aracı haline getirmeyi tercih etmiş. Yazarın okuduğum ilk kitabıydı ve dilini oldukça akıcı buldum. Basit,süssüz ve derin betimlemelerden uzak. Son kısımlarda geçen diyaloglardan bir kez daha insanların kendi işleri görüldüğü sürece başka hiçbir şeyin umurlarında olmadığını görmüş oldum. Kitabı merak eden bir arkadaşıma anlattığımda “Tam gizemli mini Netflix dizisi olur bundan” demişti. Dizisi çekilir mi bilmem ama hali hazırda bi filmi varmış zaten. Sonu hiçbir şekilde beğenmediğim bir kitap olsada genel anlamıyla okumaktan keyif
Beni Asla BırakmaKazuo Ishiguro · Yapı Kredi Yayınları · 202512,3bin okunma
7/10
·236 syf.·
2024 4. kitabı
Çok pozitif bir isimle ve ince bir kitap olmasıyla ilgimi çekmişti. Zamanım az olduğunda okuyabileceğim uygun bir kitap olduğunu düşünerek başladım. Hikayemiz Chloe adlı çalışkan,işkolik ve düzene meraklı genç bir reyon şefinin öğle molasında Marcel adını verdiği bir banka oturup,o bankla hayali sohbet etmesiyle başlıyor. Hikayeye hareket katan unsur ise o sırada bu hayali sohbete kulak misafiri olup onlara katılan Ethan adlı adam oluyor. Ethanın gelmesi bana, bu hikayenin romantik bir hikayeye dönüşeceğini düşündürsede aslında daha çok kişisel gelişim,kendine inanç,değişme ve iyileşme konulu bir olay örgüsüne dönüştü. Kısacası kişisel gelişimi bir hikaye içinde ufak ufak vermiş yazar. Bu tarz kitapları sevmeyenler için güzel bir alternatif olduğunu düşünüyorum. Oldukça durgun ilerleyen bir hikaye olmasına rağmen kitap beni hiç sıkmadı. Yazarın dilini oldukça basit,anlaşılır ve akıcı buldum. Başta söylediğim gibi romantizm üzerinden ilerleyeceğini düşündüğüm bu hikaye bitmeye yakın ters köşe yaparak beni oldukça şaşırttı. Bu kitabı okuyan bir çok kişinin o kısımda oldukça şaşırdığına ve bunu beklemediğine eminim. Kitabın doruk noktası ve merak unsurunu tetikleyen güzel bir detaydı. Son kısmı biraz aceleye gelmiş gibi olsada genel hatlarıyla beğendiğim bir kitap oldu.
Yarın Güneş Yeniden DoğacakVeronique Maciejak · Yan Pasaj Yayınları · 2023404 okunma