Zamanımız böylelerine hayran işte, böyle günün türküsünü çağıranlara! Gösterişler, kırıtmalar altında köpüğe benzer boş bir beyin. Bununla en parlak, en ince görüşlü insanların ağzından girip burnundan çıkmayı becerirler. Oysa içlerini yoklarsanız, bir üfürmede su kabarcıkları gibi patlayıverir neleri varsa.
Evet, derin bir nefes alıp başlıyorum yazmaya. Biraz Shakespeare'den bahsetmek istiyorum ama ne desem az kalacak gibi geliyor. Baktığınız zaman yaşadığı dönemdeki insanların çıkarlarını, soysuzlukları veya aşkı ele alsa da yazdıkları hemen her dönemde bir karşılık buluyor. Öyle güçlü bir kalemi var ki her okuduğumda biraz daha hayran kalıyorum. Çevirenin de son söz de bahsettiği gibi; "Shakespeare hem kendini insanlardan bu kadar saklamış hem insanlara bu kadar karışmış." bence bu onu tasvir eden en güzel cümle olabilir. Okuduğunuz her yeni sayfada kendinize, çevrenize, kaçmaya çalıştıklarınıza dair o kadar çok şey buluyorsunuz ki...
Hamlet'e gelecek olursam, okuduğum üçüncü ve en sevdiğim Shakespeare eseri oldu. Hamlet'in kılıç gibi keskin sözleri, insan analizleri, adaleti sağlama çabası ve şairin deyimiyle soylu tavırları beni çok etkiledi. Her şeyi alıntılamak istedim, hayattan o kadar şey buldum ki içinde... Muhakkak okunması gerektiğini düşünüyor ve şiddetle tavsiye ediyorum. Kitaplığımda en güzel yeri aldı.