Saadet tamamiyle gönül işidir. Ve içimizdedir. Onu kendi içimizden başka yerde sanıp aramak ve saadeti sırf servet, iktidar ve şöhrette görmek çölde serabı su zannetmektir.
Söylenenler doğru ise gençliğinde sözü geçen bir insanmış. Düzeltmeye çalışmış birçok şeyi ama gücü yetmemiş, bıkmış usanmış. Yanında eyvallah diyenlerin, ayrılınca yine bildiğini yaptıklarını görmüş. Sonra kendisini çekmiş kalabalıktan.
"Doktor bey şu adamı görüyor musunuz?" dedi beni işaret ederek. Sırtı bize dönük... Bir şeyler okuyormuş gibi aynada bizi izliyor. Bizi aynadan izliyor. Belki de onun gözünde aynaya yansıyan kelimeleriz. Gözlerine bakıyor musunuz? Olanı biteni anlamaya çalışıyor. Okumaktan aklını kaçırmış gibi. Aynayı kağıt parçası, bizi de yazı sanmasın.