Nefes bile alamayacak kadar dayanamadığımı hissettiğim anlarda, çareyi her şeyden uzaklaşmakta ve kendi kabuğuma sığınmakta buldum; içimdeki o ışığı kapattım. Bugünlerde kalemi elime alıp içimdeki öfkeyi satırlara dökmeye, onu üzerimden atmaya çalıştım ama nafile... Namluyu hiç başkasına çevirmedim; yazdığım her satırda hep kendimi yerden yere vurdum.Hatta 'Kimin ahını aldıysam aldım, yeter artık' diye içten içe yakarmaya başladım; ama neler geçmedi ki hayatta? Bu yaşadığım savaş da bir gün biter elbette... Yine de beni asıl kahreden şey, bu acıların geçme ihtimalinden ziyade, ya bir gün hepsini tamamen unutursam düşüncesi. Unutma ihtimali içimi daha çok yakıyor. Her şeye rağmen ayaktayım; kendimi bu günlerin geçeceğine dair avutmaya devam ediyorum.