Puan vermedi·120 syf.··
2026 79. kitabı
·
6 saatte okudu
·
Okunma: 28 Haziran 2026 22:02
Jules Verne’in Karpatlar Şatosu romanını okurken, bunun alıştığım Jules Verne maceralarından biraz farklı olduğunu düşündüm. İlk sayfalarda eski bir şatonun etrafında dolaşan gizemli olaylar nedeniyle doğaüstü bir hikâye okuyacağımı sandım. Ancak roman ilerledikçe, Verne’in korku atmosferini bilim ve teknolojiyle iç içe geçirerek bambaşka bir anlatı kurduğunu görmek beni daha çok etkiledi. Benim için romanın merkezinde Kont Franz de Télek vardı. Onun yıllar önce kaybettiğini düşündüğü Stilla ile ilgili yaşadığı duygular, hikâyenin sadece gizem üzerine kurulmadığını gösteriyor. Franz’ın şatoya gitme nedeni merak değil, geçmişiyle yüzleşme isteği. Bu yüzden onun yolculuğunu okurken, bir maceradan çok takıntının ve özlemin insanı nereye kadar sürükleyebileceğini düşündüm. Romanın diğer önemli karakteri Baron Rodolphe de Gortz ise beni en çok düşündüren kişiydi. Stilla’ya duyduğu saplantılı bağlılık, zamanla sevginin sınırlarını aşarak sahip olma arzusuna dönüşüyor. Onun bilim ve teknolojiyi kullanış biçimi de tam burada anlam kazanıyor. Gortz’un amacı yeni bir şey üretmek değil; geçmişi olduğu gibi koruyabilmek. Bence romanın en güçlü taraflarından biri de buydu. Teknoloji burada ilerlemenin değil, vazgeçememenin bir aracı hâline geliyor. Başta köylülerin şatoyla ilgili korkularını okurken yaşananları gerçekten doğaüstü sanmıştım. Fakat olayların arkasındaki gerçeği öğrendikçe, insanların bilmedikleri şeyleri nasıl kolayca efsaneye dönüştürdüklerini fark ettim. Jules Verne’in, batıl inanç ile bilimi aynı hikâyede buluşturmasını oldukça başarılı buldum. Roman boyunca beni etkileyen bir başka nokta da Karpat Dağları’nın atmosferiydi. Sisli yollar, terk edilmiş şato ve sessizlik, hikâyeye sürekli bir gerginlik katıyor. Mekân, karakterler kadar güçlü bir role sahipti.
1000Kitap
Karpatlar ŞatosuJules Verne · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 20201,035 okunma
Enuma Eliş’in (Babil Yaratılış Destanı)
Puan vermedi·104 syf.··
2026 35. kitabı
Enuma Eliş’in (Babil Yaratılış Destanı)sadece dini bir yaratılış hikayesi değil; Babil'in Mezopotamya’da yükselişini kanıtlayan bir metindir. Babil MÖ 2000 önceleri Mezopotamya'da adı sanı pek duyulmamış, önemsiz bir kasabaydı. O dönemde bölgenin kültürel ve dini liderleri yahmin edileceği üzere Sümer kökenli Nippur şehri ve onun baş tanrısı Enlil’di. Enuma Eliş, Sümerlerden miras kalan eski mitolojik unsurların (ejderha savaşı, su kaosu) Babil milliyetçiliği potasında eritilerek, Babil'i dünyanın merkezi, Marduk'u ise evrenin mutlak hakimi ilan etmek için yazılmış tarihin en başarılı "kültürel revizyonizm" ve siyasi propaganda metinlerinden biridir.( yapay zela derlemesi) Zamanla Babil (özellikle Kral Hammurabi ve sonraki dönemlerde) askeri ve ekonomik olarak bölgenin süper gücü haline geldi. metnin MÖ 14. ila 11. yüzyıllar arasında kaleme alındığı tahmin edilmektedir Konusu; evrenin kaostan nasıl var olduğu, tanrılar arasındaki büyük egemenlik savaşı, Babil'in kuruluşu ve insanın yaratılışıdır. Evrenin en başında sadece uçsuz bucaksız bir su kütlesinden oluşmaktaydı yani kaostan . Bu kütle iki ilksel güçten oluşur: Apsu: Tatlı su (eril güç) Tiamat: Tuzlu su/Deniz (dişil güç) tiamat apsunun karısıdır. Bu ikisinin sularının karışmasından ilk tanrı kuşakları doğar. Ancak yeni ve genç tanrılar çok hareketli ve gürültülüdür. Onların yarattığı bu bitmek bilmeyen şamata, yaşlı Apsu’nun uykusunu kaçırır ve huzurunu bozar. Gürültüye tahammül edemeyen apsu çılgına döner karısı Tiamat’ın karşı çıkmasına rağmen genç tanrıları yok etmeye karar verir Bilgelik tanrısı Ea (Enki) bunu öğrenir ve Apsû’yu öldürür ve Tiamat intikam almaya karar verir.Korkunç canavarlar yaratır ve yeni eşi Kingu’yu ordusunun başına geçirir. Kingu’ya tanrıların kaderini belirleyen Kader
Babil Yaratılış DestanıAnonim · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 20191,908 okunma
Tatil planı hazırsa sıra okuma listenizde!
Bu yaz yanınızdan ayırmak istemeyeceğiniz kitapları sizin için bir araya getirdik. 💬 Siz olsanız bu listeden hangisiyle başlardınız?
2/10
·440 syf.··
2026 13. kitabı
Kitap çok övüldüğü için büyük bir beklentiyle okumuştum ama beni şaşırttı. Kitapta bana göre toplumsal ahlak çöküşünü normalleştirmeye çalışıyor. Ana karakter saplantılı bir aşık gibi anlatılmış fakat toplumsal dayatmalara karşı, metres olmanın normalde karşıdaki kadın önemsizmiş gibi gösteriyor. Kitapta yasak ilişkisinden vazgeçemeyen bana göre zayıf bir karakteri zorlama bir şekilde entellektüel aydın gösterilmeye çalışmış geldi. Hikaye ilerlemek bilmedi. Baya kasvetli bit kitaptı bana göre. Ayrıca çok kayda değer bir konusuda yok. Sürekli kendini tekrarlayan gereksiz uzatılmış bazı kısımları kopuk bir kitap.
Annemin Uyurgezer GeceleriAyfer Tunç · Can Yayınları · 20267,3bin okunma
Bazı insanlar böyle yaşar, diye değil biz nasıl istersek...
9/10
·688 syf.··
Beğendi
·
2026 47. kitabı
·
7 günde okudu
·
Okunma: 04 Mayıs 2026 17:34
#Bazı İnsanlar Böyle Yaşar 5 | Final 𝗡𝗲 𝗸𝗮𝗹ı𝗿ı𝗺 𝗮𝗸ı𝗹𝗱𝗮 𝗻𝗲 𝗱𝗲 𝗯𝗶𝗿 𝘆𝗲𝗿𝗶𝗺 𝘃𝗮𝗿 𝗴ö𝗻ü𝗹𝗱𝗲. 𝗞𝗮𝘆𝗯𝗲𝘁­𝘁𝗶𝗸𝗹𝗲𝗿𝗶𝗺 𝗱𝗲 𝗴𝗲𝗹𝗺𝗲𝘇 𝗵𝗶ç 𝗴𝗲𝗿𝗶. 𝗕𝗮𝗻𝗮 𝘀𝗮𝘆𝗺𝗮𝗸 𝗸𝗮𝗹ı𝗿; 𝗲𝗸𝘀𝗶𝗸𝗹𝗲𝗿𝗶, 𝗸𝗲𝘀𝗶𝗸𝗹𝗲𝗿𝗶, 𝘀𝗲𝘃𝗶ş𝗹𝗲𝗿𝗶 𝘃𝗲 𝘀𝗶𝗹𝗶ş𝗹𝗲𝗿𝗶... ━━━━━━━ Sevdiğim bir seriyle vedalaşmış oldum. Uzun bir yolculuğun sonuna geldim ama final konusunda tam anlamıyla tatmin olduğumu söyleyemem. İlk dört kitap boyunca aksiyon temposu oldukça yüksekti. Bu kitapta ise tempo biraz daha düşüktü ve bazı bölümlerde sıkıldığımı hissettim. Anlamlandıramadığım birkaç nokta da vardı. Özellikle Lina'nın Aral'ı iki yıl boyunca neden terk ettiğinin yeterince açıklanmadığını ya da şöyle söyleyeyim gereksizmiş gibi düşündüm. Bunun yanında, uzun bir ayrılığın ardından birbirlerini bu kadar hızlı kabullenmeleri bana biraz tuhaf geldi. Ama çok seviyorlardı ve birbirlerini anladıklarını göstermek zorundaydılar xo:) Aral'ın Lina'ya olan sevgisi her zamanki gibi çok güçlüydü. Bu kadar bebeği gibi seven başka karakter yok. <3 Filiz Puluç'un erkek karakterlerini bu yönüyle seviyorum. Ancak bazen bu yoğun sevgi dozu biraz fazlalaşınca bana daral geliyor. Mıç mıç ilişkilere çok gelemiyorum bir yerden sonra üstünkörü okumaya başlıyorum. Circus meselesinin de dört kitap boyunca büyük bir olay olarak işlenip finalde oldukça kısa sürede çözüme kavuşması beni biraz daha fazlasını bekler hâle getirdi. Bunun dışında seri hâlâ benim için çok değerli. Özellikle yan karakter kadrosu çok zengindi. Her birinin hikâyeye kattığı şey farklıydı ve onları okumak oldukça keyifliydi. Ares'in ölümüne üzüldüm ama hikâyenin gidişatı açısından gerekli bir karar olduğunu düşünüyorum. Genel olarak baktığımda; zekice kurgulanmış, karakter ilişkileri güçlü ve okuru içine çekmeyi başaran bir seriydi. Finali beklentimi tamamen karşılamasa da severek okuduğum ve keyif aldığım serilerden
1000Kitap
Bazı İnsanlar Böyle Yaşar 5Filiz Puluç · İndigo Kitap · 2025277 okunma
S. T. Abby den Mindfuck incelemesi
8/10
·872 syf.··
2026 67. kitabı
Yeni bir inceleme ile geldim Mindf*ck (Tek Cilt Koleksiyon Baskısı) Biliyorsunuz bu kitap normalde yurt dışında çıktığında seri halinde 5 kitap olarak çıkmıştı. Bizde de çevrilirken aynı şekilde 5 kitap halinde çıktı. Sonra bir farklılık yapıp yayınevi serinin 5 kitabını bir kitap da birleştirip tek kitap halinde de okunabilir yaptı. Çoğu okurlar gibi ben de serinin çıkan kitaplarını yavaş yavaş aldığım için bir daha sonrasında tek kitap halini almak bana saçma geldi. O yüzden serinin son kitabı 5 de alime ulaştığında hemen okumaya başladım. Serinin her kitabına ayrı ayrı inceleme yapamazdım çünkü her kitabın sonu dehset bir yerde bittiği için hiç beklemeden bir sonra ki kitabına başladım. Böylece ben de seriyi tamamen okuyup bitirdikten sonra full hepsine inceleme yazarım dedim. Yani siz farzedin ki ben seriyi tek kitap halinde okumuşum djdjsj. Arka Kapağı: Lana Myers, ondan çalınan hayatın intikamını almak için yıllarca beklemiş, hazırlanmış ve sabretmiştir. Planları yolunda giderken ve intikam listesinde sırayla ilerlerken hiç beklemediği anda bir engelle karşılaşmıştır: BİR FBI AJANINA ÂŞIK OLMUŞTUR. Logan Bennett, işine fazlasıyla değer veren başarılı bir profilcidir ve Lana'nınki de dâhil olmak üzere, birçok seri katilin dosyasına bakmaktadır. Lana, ne intikamından vazgeçebilmektedir ne de Logan'dan. Hayatı siyah ve beyazdan ibaret olan, gri çizgilerle işi olmayan Logan, tüm doğrularını sorgulatacak gerçeklerle karşılaştığında, hangi tarafta kalmayı seçecektir? Peki Lana, yeniden bir hayatı olabileceğine dair onu umutlandıran bu adama rağmen, ondan tüm hayatını çalan insanların peşinden gidip İNTIKAMINI tamamlayabilecek midir? İncelemeye gelirsek: (Seriye genel bir yorum yapacağım için SPOİLER OLACAKIR!!) İlk kitap da Lana ve Logan'ın çok hızlı gelişen birlikteliği bana çok saçma
Mindf*ck (Tek Cilt Koleksiyon Baskısı)S. T. Abby · Artemis Yayınları · 202664 okunma
6/10
·305 syf.··
2026 34. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 28 Haziran 2026 20:33
Dar zamanlar üçlemesi. Ölmeye Yatmak: Üçlemenin ilk kitabıdır. Hayatı sorgulayan ve Cumhuriyet' in ilk yıllarına, modernleşmeye uymaya çalışan, yeni bir kimlik ve özgürlük arayışında olan Aysel' in hikayesini okuyoruz. Bir Düğün Gecesi: Bir düğün davetinde toplanmış olan farklı kesimlerden kişilerin zihninden (Aysel' in yakınları) 1970' lerin siyasi ve toplumsal olgularını okuyoruz. Hayır: Üçlemenin son kitabıdır. Aysel' in geçmiş ile hesaplaşmalarını, yaşlılığını, yalnızlığını, hayatını sorgulamasını daha olgun bir anlatım ile okuyoruz. Bu üç kitapta Cumhuriyet' in ilk aydınlarının yaşamış oldukları zorluklar ve yaklaşık 50 yıllık bir zaman diliminde bireyin içsel mücadelesi, Türkiye' nin siyasi ve toplumsal dönüşümleri farklı kişilerin zihninden ve ana karakter olan Aysel' in zihninden ve yaşadığı olaylar üzerinden aktarılmaktadır. Üçü arasından en beğendiğim Ölmeye Yatmak oldu. Bir Düğün Gecesi' nde akışı takip etmekte ve hikayeyi kimin zihninden okuduğumu anlamakta biraz zorlandım. Hayır ise diğer ikisine göre olaylar açısından daha basit geldi. Üç kitabı arka arkaya okuduğumda farklı dönemlere tanıklık etmeyi sevdim. Üçüne puanım 7/10.
Hayır...Adalet Ağaoğlu · Everest Yayınları · 20211,350 okunma