Nu'man b. Beşîr'den nakledildiğine göre Hz. Peygamber (sav) şöyle buyurmuştur: "Allah Teâlâ'nın koymuş olduğu sınırlara uygun yaşayanlar ile bu sınırları ihlal eden kimselerin durumu, bir gemiye binmiş, gemi içerisindeki yerleri kura ile belirlenmiş iki grup insanın durumuna benzer; Bunlardan bir kısmı geminin alt tarafında, bir kısmı da üst tarafında yolculuk etmeye hak kazanmıştır. Alt kattakiler (su ihtiyaçlarını karşılamak için) üsttekilerin yanına giderler. (Bir süre sonra), '(Sudan) nasibimizi almak için (geminin altından) bir delik açsak da yukarıdakileri rahatsız etmesek.' derler. Eğer yukarıda bulunanlar aşağıdakilerin isteklerini yapmalarına izin verirlerse gemidekiler hep birlikte helâk olur. Fakat onlara engel olurlarsa hem onlar hem de kendileri kurtulur." (Buhari, Şirket, 6)
sessiz bir gemiye binmiş gibi İçimde ne bir özlem ne de bir sevinç var sadece yavaşça uzaklaşıyorum kendimden bir rüzgâr ,bir yakamoz bir su sesi gibi geçiyorum hayattan .. * Hilmi Yavuz 🐾
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
Ne kadar önemli olduğunuzu asla unutmayın!… Bir şarkı yaşanan anı ateşleyebilir. Bir ağaç bir ormanın başlangıcı olabilir. Bir kuş, baharın müjdecisi olabilir. Bir gülümseme bir dostluğu başlatabilir. Bir tokalaşma moralinizi yükseltebilir. Bir yıldız, denizde bir gemiye yön gösterebilir. Bir tek kelime, büyük bir ideali anlatabilir. Bir oy, ülkenin kaderini değiştirebilir. Bir huzme güneş ışığı, bir odayı aydınlatabilir. Bir mum, karanlığı yırtabilir. Bir gülüş, hüznü fethedebilir. Bir adım, uzun bir yolculuğu başlatabilir. Bir dua, bir kelimeyle başlar. Bir umut ışığı ruhumuzu besleyebilir. Bir dokunuş, ne kadar önemsendiğinizi hissettirebilir. Bir ses, bilgelikle konuşabilir. Bir yürek, gerçek olanı anlayabilir. Bir yaşam, çok şeyi değiştirilebilir. Görüyorsun ya… Her şey sana bağlı!. Ne kadar önemli olduğunuzu asla unutmayın...!
Sarkaç 3 ayracı mükemmel
Bu gemide bir şeyler yasanmistida(ohm ohm) neyse Mükemmel yaaa
Aptallar Gemisi 1490-1500 tarihli - Hieronymus Bosch
Aptallar Gemisi bir grup insanın daha doğrusu işe yaramaz, tembel, açgözlü bir grubun tekneyle uzaklaşmasıni resmediyor.Kırık dallardan bir dümen, dümende bir soytarı, şarkı söyleyen bir keşiş ve rahibe, masadaki kirazlar şehvet sembolu, kendi zevklerine dalmış bir grup insan "Asla yol alamayacak" bir gemide ama farkında bile değiller."Asla yol alamayacak bir gemi" bu metafor, eserin kalbini oluşturur. Bosch, Sebastian Brant’ın 1494 tarihli ünlü hiciv şiiri Das Narrenschiff (Aptallar Gemisi) ile neredeyse aynı dönemde bu temayı işlemiştir. Merkezde karşılıklı oturan Fransisken keşişi ve lavta çalan rahibe, kilisenin ahlaki çöküşünü simgeler. Hristiyan teolojisinde "Kilise" (Navis Ecclesiae), ruhları kurtuluş limanına taşıyan kutsal bir gemi olarak sembolize edilir. Bosch, bu kutsal gemiyi bir aptallar teknesine dönüştürerek dönemin dini otoritesine sert bir eleştiri yöneltir.Dümen yerine kullanılan kırık dal ve ağacın tepesinde, insan kalabalığına arkasını dönmüş içki içen soytarı aklın ve rehberliğin tamamen terk edildiğini gösterir.
Sanat
Buz gibi karanlığın içinden sıyrıldığımda ,etrafımda olan ,kalan ne varsa gözlerimle seçmeye çalıştım .Ayaklarım kaynaşıp tek bi ayağa dönüşmeden önce nerde olduğumu anlamaya çalıştım.Gözlerim birbirinin içine girip tek gözle etrafımı izlediğim şu andan önce ne zaman ve nerde eskisi gibi gözlerimi çoğul eki ekleyerek kullanabiliyordum.Parnaklarım,ya parmaklarım,kollarım birleşince hepsi aynı yere sıkıca bağlanmış gemici düğümüne dönüşmeden önce nerde ve neyi ve nasıl hareket ettirebildigimi düşündüm . Karanlık,ışık kör.Yavan.Dilim kuru.Nefesim donuk.Eğri bi yer.Altı da üstü de karmaşa .Sesler tok.Verilenler alınmış .Soğuk,eser,ayaz.Titreyerek ancak ısınabildigim bi yer.Işık yokun da uzağından ulaşmaya çalışıyor. Yürüyemiyorum,kalkamıyorum bile .Burası neresi.Kimin içindeyim,kim benim içimde.Çoklardan teklere düşmüş bedenim.Ruhum,ya o nerde.Sessiz.Kulaklarım,kulağım bekliyor.Yamulmuş bi soba.Ateşi yok koru yok.kahverengi.masanın bacagı kırık.sandalye ayaksız .soba hem ateşsiz hem borusuz.Dumanı yok.Duman nerde,kor nerde,ateş nerde. Örümcek yanımdan geçen.Uzansam .Uzanabilsem.Elim yok.Tutsam.Tutabilsem canım yok. Bi şey duvardaki.Görsem.Görebilsem.Gözüm yok.Gözümde ferim yok. Bi ses dışımda.Duysam.Duyabilsem.Kulagim yok.kulagimda sesim yok . İçerde şimdi.korksam.korkabilsem .Ruhum yok.ruhumda içerdeki yok.. Budanmış sakallarimla birlikte ,saçsız başımın kenarından yavaş yavaş süzülen kan dudaklarıma değmeye başladı bile. Kalkmaliyim .O gidince kalkıp ,bende gitmeliyim.Bu herşeyiyle körleşen beni yeniden iki ayak üstüne ,iki göz üstune ,iki kulak ,iki el ,iki ayak üstüne dikmek için gitmeliyim,tamamlayanıma gitmeliyim.Yarımı yarama katmak,yarama yarımdan bakmak için kalkmaliyim.o gidince Karanlık ,kaybolması zor,belki uyuyunca,uyu hadi...