Özgürlük yoksa ne yediğin yemeğin tadını alırsın, ne çiçeklerin mis kokularını duyarsın, ışıldayan yıldızlar mutlulukla doldurur içini, ne uçsuz bucaksız denizler huzur verir, ne gümhar ormanların yeşili şenlendirir gönlünü.
Hayalini gerçekleştirmek istiyorsan onlara benzememelisin, etinle, kemiğinle, dişinle tırnağınla, yani bütün benliğinle kendini bu arayışa adamalısın. İşte o zaman neden yaşadığını, neden yeryüzünde bulunduğunu anlayacaksın.
Çünkü aşkı bilmiyorsun. İşte tam da bu yüzden aşka layıksın. Çünkü bedenin henüz o benzersiz ürperişin tadını tatmamış, kalbin henüz lekelenmemiş, aklın henüz hakikatin kalın duvarları arasına hapsolmamış.
Korktuğun bir varlığın yardımını istemezsin, daha da önemlisi korktuğunuz bir varlık sana yardım edemez. O yüzden korkunu yenmelisin. Ona sevgiyle dokunmalısın ki sana geleceğin kapısını açsın. Ona saygı göstermelisin ki sana bilinmezi söylesin.