Bir de ben hep şöyle düşünüyorum: Böylesine zorlu antrenmanlara dayanan bu insanların duyguları, içlerinde besledikleri ümitler, rüyaları ve planları acaba nereye kaybolup gitti? İnsanın aklındakiler, vücudunun ölümüyle birlikte öylece, hiçbir şey olmamış gibi yok olup gidiyor mu acaba?
Kabul edelim ki hayat temelde adaletsizdir. Burası kesin. Fakat adaletsiz bir yerde olsanız bile, orada bir tür adaleti bulma olasılığının varlığına inanıyorum. Bu, zaman ve zahmet gerektirebilir. Belki de harcadığınız zaman ve zahmetin boşa gitmesi sonucuyla karşılaşabilirsiniz. Böylesi bir adalette, arayışa girmeye yetecek değer bulabilmek herkesin kendine kalmıştır.
Bunu gördükçe, sık sık, hayat hiç de adil değil diye düşünmeden edemem. Birisinin çabalamadan elde edemeyeceği bir şeyi, başka birisi hiçbir çaba göstermese de elde edebilir.
Mick Jagger genç yaşlarında, "45 yaşına gelip de hâlâ 'Satisfaction' söyleyeceksem, ölürüm daha iyi" demişti. Fakat gerçekte, 60 yaşını geçtiği günümüzde bile "Satisfaction" söylemeye devam ediyor. Buna gülen insanlar var. Fakat ben gülemem. Gençlik günlerindeki Mick Jagger, kendisinin 45 yaşındaki halini hayal edememiştir. Gençlik günlerimde ben de böyle bir şeyi hayal edemezdim. Şimdi tutup da Mick Jagger'a gülebilir miyim? Hayır, gülemem.