Puan vermedi
Bu kitabı İlber Ortaylı’nın önerdiği kitap listelerinin birinde görüp aldım. İyi ki almışım. Tarih genelde kazanan taraftan bakılarak ya da en azından gelecekten geçmişe bakılarak -doğal olarak- yazıldığı için kitap farklı bir perspektif sunuyor. Hikayeyi bir de kurttan dinlememizi sağlıyor. Sadece tek bir kişinin iki dudağı arasındaki yönetimlerin ne kadar sıkıntılı olduğunu gözler önüne seriyor. Hemen her zaman sonları hüsranla bitiyor. Söylenmesi gereken gerçekler söylenmiyor, yanlış, abartılı ve hoşa giden şeyleri söyleyenler el üstünde tutuluyor. Ne kadar dahi de olsa, karizmatik ve lider kişiliğe sahip olsa da bu insanın fıtratında var. Doğruyu görmesini engelliyor. Çok değerli bir kitap.
Savaş GünlükleriKont Galeazzo Ciano · Kronik Kitap · 2017424 okunma
KİME GÜVENİRSİN?
Puan vermedi·128 syf.··
2026 4. kitabı
Sherlock Holmes – Gümüş Şimşek Üzerine Bir Okur Notu Bazı Sherlock Holmes hikâyeleri vardır; olay çözüldüğünde zekâya hayran kalırsınız. Bazılarında ise çözümden çok, insan doğasına dair
Sherlock Holmes - Gümüş ŞimşekArthur Conan Doyle · Martı Yayınları · 20192,215 okunma
Puan vermedi·237 syf.··
2026 41. kitabı
·
17 günde okudu
·
Okunma: 04 Haziran 2026 09:19
Uzun isimli kişisel gelişim kitaplarından birini daha bitirdim, tabi kurgu roman türünde bu defa. Listeler halinde 1-2 örnekle ilerleyen kitaplardansa bu tarzı daha çok seviyorum, hem empati kurması güzel oluyor hem de hikayenin bilinmezliği meraka düşürüyor insanı. Hayatta hangimiz çıkmaza girdiğimizi hissetmiyoruz ki? Camille de onlardan biri & yaptığı kaza sonucu yardım istediği civardaki en yakın evde tanıştığı rutinolog olan Claude sayesinde hayatını değiştirmeye başlar. Bu türde çok okuduğum için heyecanımı körükleyerek ilerlese de kitap son sayfalara kadar beni şaşırtmamıştı ta ki bazı gerçekler ortaya çıkana dek. Alın okuyun, hatta bu tarzda kitaplara ön yargınız varsa özellikle de bununla başlayın derim. Kitapla kalın -.-
İkinci Hayatın Tek Bir Hayatın Olduğunu Anladığında BaşlarRaphaelle Giordano · Yan Pasaj · 20171,414 okunma
9/10
·168 syf.··
Beğendi
·
2026 60. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 04 Haziran 2026 00:00
Kesik Baş, Türk edebiyatının natüralist ve realist yazarı Hüseyin Rahmi Gürpınar tarafından yazılmış, edebiyatımızın ilk ve en önemli yerli polisiye romanlarından biridir. İlk olarak 1921 yılında İkdam gazetesinde tefrika edilen eser, 1942 yılında kitap olarak basılmıştır. Roman, korkunç bir cinayetin etrafında gelişen olayları Hüseyin Rahmi'nin alametifarikası olan mizahi ve toplumsal eleştiri dozu yüksek bir dille ele alır. Roman, Sarhoş Nafiz Efendi adında bir karakterin gece vakti evine dönerken bir kuyunun (veya çukurun) içine düşmesiyle başlar. Yanındaki lahanasıyla birlikte düştüğü bu karanlık kuyunun dibinde bezlere sarılmış, kime ait olduğu bilinmeyen kesik bir insan başı bulur. Bu korkunç ve gizemli keşif, İstanbul Emniyeti'ni harekete geçirir ve olay yerine deneyimli iki polis memuru atanır. Soruşturma derinleştikçe olay sıradan bir cinayet olmaktan çıkar. Okuyucu, kesik başın sahibini ve katilin kimliğini merak ederken, yazar bizi 1920'lerin İstanbul arka sokaklarına, eski konak hayatına ve kenar mahalle kültürüne götürür. İpuçları değerlendirildikçe ve şüpheliler çemberi daraldıkça, cinayetin arkasından karmaşık insan ilişkileri, kıskançlıklar ve toplumsal yozlaşma belirtileri gün yüzüne çıkar. Hüseyin Rahmi, roman boyunca klasik polisiye kurguyu canlı tutarken araya girip okuyucuya doğrudan seslenir, açıklamalar yapar ve kusursuz cinayetin olamayacağını savunur. Akıcı ve kahkahalarla dolu bu gizemli yolculuğun sonunda, polis ikilisinin titiz takibi sayesinde katil ve cinayetin arkasındaki trajik/gizemli gerçekler tamamen açığa çıkarılır. Yazarın her kitabı ayrı güzel gönülden tavsiyemdir
Hüseyin Rahmi Gürpınar
Hüseyin Rahmi Gürpınar
Kesik BaşHüseyin Rahmi Gürpınar · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 2025513 okunma
Şövalye bu şiddetli çıkışı sessizce dinledi, istifini bozmadı. Bir an için o ateşli, buyurgan kanı beynine sıçradı, kulakları uğuldadı, bir başkasının ağzından ilk kez duyduğu bu gerçeği soğuk, kısık sesinin çığlığıyla bastırmaya çalıştı. O bunu öteden beri biliyordu. Ama dile getirildiğini duyması gerekiyordu! Utancın yüksek sesle ifade edilişini! Ama o, Friedrich von Hess kimdi ki, gerçeğe tutunmayacaksa? Yüz binlerce Şövalye, ama tek bir tane von Hess. Şu anda tam anlamıyla sadece bir tane. Galiba karşı olanı, farklı olanı, eleştirmeye cüret edeni yok etmek için eski vahşi arzularına kapılmış, aslında hâlâ olduğu yerde durmasına rağmen, zihninde Alfred'i dövdüğünü ya da işkence ettiğini ya da öldürdüğünü hayal etmişti. "Kimse bilmeseydi," diye düşündü, "o ölmüş olsaydı, ben de ölseydim, gerçekler yine de var olacaktı. Dünya yüzünde hiç insan kalmamış olsa da insan davranışı ile ilgili bazı şeyler doğru olmaya devam edecektir. 'Düşünce özgürlüğünün olmadığı yerde onur da yoktur.'"
1000Kitap