Puan vermedi
İlk kitap zaten şaheserdi ama Rothfuss bu ikinci ciltte dünya inşasını katlayarak zirveye taşımış. Artık sadece Üniversite'nin koridorlarında değil; Vintas'taki saray entrikalarında, gizemli Fae diyarının büyüleyici ve tehlikeli atmosferinde ve Ademre'nin sert, felsefi savaşçı kültüründe soluk alıyoruz. Her yeni mekân o kadar sağlam temeller üzerine oturtulmuş ki, Lethani felsefesinden Fae'in zamansızlığına kadar her detay bir kültür antropoloğu titizliğinde işlenmiş. Dünya âdeta canlanıyor. Kurgu tasarımı ise tam bir satranç ustalığı. Rothfuss yine iki zaman çizgisini ustaca kullanıyor, ama bu sefer Kvothe'un anlattıklarıyla meyhaneci Kote'un gizemi arasındaki uçurum daha da derinleşiyor. Kitap boyunca Kvothe'un efsanevi başarılarının altında yatan gerçekler, pişmanlıklar ve bedeller o kadar ince örülmüş ki her bölüm yeni bir teoriye kapı aralıyor. Ademre'de öğrendiği dövüş sanatı ve Fae'de kazandığı deneyimler, ilerideki olaylara adeta birer tohum gibi serpilmiş. Kalınlığına aldırmayın; bu kurguda tek bir gereksiz cümle bile yok! Dünya ve tasarım tutkunları için okuması şart, serinin en iyi halkası kesinlikle bu! Bilge Adamın Korkusu Bilge Adamın Korkusu
1000Kitap
Bilge Adamın KorkusuPatrick Rothfuss · İthaki Yayınları · 20182,836 okunma
7/10
·400 syf.··
2026 45. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 25 Haziran 2026 10:40
Yazar Dan Brown kitaplarının tarzında bir roman. Gizem ve araştırma peşinde bir kurgu. Tarihçi, kriptolog, eski diller uzmanı bir profesör ve çözmesi gereken bir gizem. Kristof Kolomb etrafında dönen gizemli ve şüpheli gerçekler. Kitap pek fazla aksiyon içermese de sürükleyici ve merak uyandırıcı. Kitabın başında "Bu romanda bahsedilen bütün el yazmaları, belgeler ve ki­taplar gerçektir. Kodeks 632 de dahil." denilmiş. Sonunda da "Tarihsel gerçeklerden ve orijinal belgelerden yola çıkılarak yazılmış olsa da bu romanın kurgu bir eser olduğunun altına çizmek isterim" denilmiş. Anlatılanlara, kaynaklara/eserlere bakarak kurgunun gerçekleri ya da bir kısmını içerdiğini söylemek yersiz olmaz.
Kodeks 632Jose Rodrigues dos Santos · Pegasus Yayınları · 2016620 okunma
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
Göğe Kadar Sen Kitap Yorumum
9/10
·544 syf.··
Beğendi
·
2026 62. kitabı
“Beklemekten yorulur mu insan sence?” dedi usulca. ‎ ‎“Yorulur.” dedi Menekşe. “Ama seviyorsa vazgeçmez.” ‎ ‎“İşte ben yorulmam.” dedim kararlılıkla. Gözlerim Menekşe'ninkilerle buluştuğunda sesim neredeyse bir fısıltıya dönüşmüştü. “Ben beklemeyi de severim. Sonunda o varsa, o yola da tamamım…” ‎ ‎Merhabalar canlarım. 🩷 ‎ ‎Ben geldim ve bugün sizlere daha önce platform üzerinden büyük bir keyifle okuduğum, basıldıktan sonra da elime alıp aynı heyecanla yeniden okuduğum o kitapla geldim. ‎ ‎Gizem Toprak'tan Göğe Kadar Sen ile sizlerleyim. ‎ ‎Dağhan İdris Tüfekçi, yıllar önce kalbinde paramparça bir aşk ve cebinde, daha doğmadan sevdiği kadın tarafından aldırıldığına inandığı bir bebeğin ultrason fotoğrafıyla çok sevdiği şehri Artvin'i terk eder. Çocukluk hayali olan askerlik mesleğini yapmak için Iğdır'a gider ve tam yedi yıl boyunca Artvin'e geri dönmez. Üstelik bir daha dönmemeye de kararlıdır. ‎ ‎Ta ki çok sevdiği amcasının ölüm haberini alana kadar… ‎ ‎Bu haber hem onu derinden sarsar hem de geçmişinin hâlâ çok sıcak olduğu o şehre geri dönmek zorunda bırakır. ‎ ‎Ancak Dağhan'ı sadece bir cenaze değil, yıllar önce geride bıraktığı bir kadın ve inandığı bütün gerçekleri altüst edecek bir geçmiş bekliyordur. ‎ ‎Zülal ise tam yedi yıl boyunca sevdiği adamı beklemiştir. Onu sadece bir kez görebilmek için cenaze evine gider ama karşısına çıkan kişi, yedi yıl önce bıraktığı Dağhan değildir. ‎ ‎Artık gözlerinde ve kalbinde büyük bir kırgınlık ve soğukluk taşıyan bir adam vardır. ‎ ‎Her hareketi Zülal'i yaralasa da ona her şeyi anlatmak ister. Bu yüzden Dağhan'ı yıllar önce ayrıldıkları ve buluşma noktaları olan Taşköprü'ye çağırır. Fakat Dağhan gitmez. Çünkü Zülal ile konuşacak hiçbir şeyinin kalmadığını düşünmektedir. ‎ ‎Zülal saatlerce bekler ve sonunda geri döner.
Göğe Kadar SenGizem Topak · Dokuz Yayınları · 202661 okunma
9/10
·600 syf.··
Beğendi
·
2026 99. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 24 Haziran 2026 23:27
Zodyak Akademi #3: Hesaplaşma Serinin şimdiye kadarki en sürükleyici kitaplarından biri oldu benim için. İlk kitapta dünyayı ve karakterleri tanırken, ikinci kitapta olayların büyümeye başladığını görmüştük. Bu kitapta ise hem karakterler arasındaki ilişkiler derinleşiyor hem de Solaria'nın karanlık yüzü yavaş yavaş ortaya çıkıyor. Okurken bir an bile duraksamadım; sürekli yeni bir olay, yeni bir sır ya da yeni bir tehlike ortaya çıktı. Kitabın merkezinde yer alan Cehennem Haftası başlı başına oldukça sinir bozucuydu. Üst sınıfların birinci sınıflara istedikleri gibi eziyet edebilmesi zaten başlı başına adaletsiz bir sistem. Ancak bu süreçte Darcy ve Tory'nin pes etmemesi, her şeye rağmen ayakta kalmaya çalışmaları ve güçlenmeleri çok hoşuma gitti. Özellikle dört element sınavında gösterdikleri gelişim, ilk kitaptaki hallerini düşündüğümde ne kadar yol katettiklerini gösteriyordu. Karakterler açısından da oldukça dolu bir kitaptı. Darcy ve Orion arasındaki ilişki giderek daha güçlü ve daha karmaşık bir hâl alıyor. Aralarındaki yasak çekim ve birbirlerine duydukları güven hikâyeye ayrı bir heyecan katıyor. Tory ve Darius cephesinde ise tam anlamıyla bir duygu savaşı yaşanıyor. Birbirlerinden nefret etmek isterken aynı zamanda birbirlerine karşı koyamamaları, ilişkilerini serinin en ilgi çekici noktalarından biri hâline getiriyor. Darius'un bazı davranışları beni sinirlendirse de karakterinin iç çatışmalarını görmek oldukça etkileyiciydi. Bu kitapta Caleb'e karşı duygularım da sürekli değişti. Tory'ye olan bağlılığı, onu korumaya çalışması ve bazı anlarda gösterdiği sadakat gerçekten hoşuma gitti. Ancak Varislerin etkisinden çıkamayıp yaptığı bazı şeyler yüzünden ona kızmadan da edemedim. Seth ve Max ise hâlâ sevemediğim karakterler arasında yer alıyor. Özellikle bazı
HesaplaşmaSusanne Valenti · Olimpos Yayınları · 20263 okunma
Hayaller ve Gerçekler Arasında Bir Şövalyenin Hikâyesi
10/10
·488 syf.··
2026 7. kitabı
Don Kişot, sadece macera dolu bir şövalye hikâyesi değil; insanın hayalleri, inançları ve gerçeklikle kurduğu ilişki üzerine yazılmış zamansız bir eser. Cervantes, şövalye romanlarını mizahi bir dille eleştirirken aynı zamanda insan doğasının en tanıdık yönlerini de ortaya koyuyor. Don Kişot’un dünyaya bakışı, çevresindeki insanların gördüğünden çok farklıdır. Onun için sıradan olaylar büyük maceralara, yel değirmenleri ise devlere dönüşür. Bu durum bazen komik, bazen hüzünlü olsa da karakterin samimiyeti okuru kendine bağlıyor. Romanın en sevdiğim taraflarından biri, Don Kişot’un “yanlış” dünyasında bile kendi doğrularına sadık kalması. Sancho Panza ile olan ilişkisi ise kitaba ayrı bir derinlik katıyor; biri hayallerin, diğeri gerçeklerin sesi gibi ilerliyorlar. Yüzyıllar önce yazılmış olmasına rağmen hâlâ okunmasının sebebi de burada saklı: Hepimizin içinde biraz Don Kişot var. Bazen dünyayı değiştirmek isteriz, bazen de kendi hayallerimizin peşinden gideriz.
Don KişotMiguel de Cervantes · İskele Yayıncılık · 202327,5bin okunma
Aptallığın Ardındaki Gerçekler
10/10
·200 syf.··
Beğendi
·
2026 4. kitabı
Aptallığın Övgüsü, ilk bakışta eğlenceli ve ironik bir anlatı gibi görünse de aslında insan doğasına, topluma ve dönemin anlayışlarına yöneltilmiş güçlü bir eleştiri. Erasmus, “Aptallık” kavramını konuşturarak insanların zaaflarını, kibirlerini ve çelişkilerini mizahi bir dille gözler önüne seriyor. Kitabın en etkileyici yanı, yüzyıllar önce yazılmış olmasına rağmen ele aldığı konuların hâlâ tanıdık gelmesi. İnsanların makam, övgü, güç ve onay arayışı üzerine yaptığı göndermeler bugün bile düşündürüyor. Yazar, okuru doğrudan yargılamak yerine ironinin gücüyle kendi davranışlarını sorgulamaya yönlendiriyor. Yer yer ağır ve felsefi bölümleri olsa da dikkatli okunduğunda mizahın altında oldukça derin bir düşünce dünyası olduğu fark ediliyor. Bu kitap bana, bazen en büyük gerçeklerin en beklenmedik anlatıcıların ağzından söylenebileceğini hatırlattı.
Aptallığın ÖvgüsüDesiderius Erasmus · Koridor Yayıncılık · 202115,2bin okunma