Giriş Yap
Sanki
Siyahlarla beyazları aynı yıkamada karıştırmak gerek. Dualizm büyük yalan.
1 yorumun tümünü gör
Reklam
·
Reklamlar hakkında
240 syf.
·
Puan vermedi
Biyografik bir tür olan Aşkın Gözyaşları 1 kitabı isminden de anlaşıldığı gibi Tebrizli Şems'in hayat hikayesini anlatmaktadır. Öncelikle yazar sade ve anlaşılır bir üslup kullanmıştır. Aşkı arayan Şems, diyar diyar dolaşarak onu arıyor. Hocası; Konya'ya gidip aradığının orda olduğunu söylüyor. Konya'ya gittikten sonra uzun uzun sohbet ediyorlar ve zaman ile birbirlerine çok bağlanıyorlar. Mevlana toplum tarafından sevilen biri olduğundan bu sohbetten sonra toplumdan uzaklaşıyor. Bu durum sonucunda Şems'in gitmesi isteniyor ve Şems Konya'yı terk ediyor. Mevlana bu ayrılığa çok üzülerek eve hapis ediyor kendini. Durumun daha da kötüleştiğini fark eden toplum Şems'e mektup yazarak dönmesini istiyor. Mektubu aldıktan sonra geri dönen Şems, Mevlana'sına kavuşuyor. İnsanın hayatına çok fazla değer katacak bir kitaptır. Gerek Şems hakkında gerekse Mevlana hakkında çok güzel bilgiler sunan ve Allah sevgisine ve aşka farklı bir göz ile bakmanıza neden olan bu kitabı okuduktan sonra kendinizde bir şeyleri sorgulayacağınızı düşünüyorum. Kitabın geri kalan serilerini de okumanızı tavsiye ederim.
Aşkın Gözyaşları 1 - Tebrizli Şems
8.3/10 · 16,7bin okunma
Kanımca tabiat onlara (kadınlara) öyle çok şey vermiş ki yarısından çoğunu kullanmaya gerek görmüyorlar.
Sabahları kalkmayı canım istemedikçe şunu hatırla: “İnsanlık görevi için kalkıyorum.” Eğer bunun için doğduysam, bunun için dünyaya gönderildiysem neden huysuzlanıyorum? Çarşaflara örtülere sarılıp kendimi ısıtayım diye mi yaratıldım? “Fakat bu daha keyifli.” Öyleyse keyif çatmak için mi dünyaya geldin, eyleme geçmek, çaba harcamak için örümceklerin, arıların üstlerine düşen her şeyi yaptıklarını, ellerinden geldiğince dünyanın düzenine katkıda bulunduklarını görmüyor musun? Ve sen insanların görevlerini yerine getirmesini istemiyorsun öyle mi? Kendi doğanın sana buyurduklarını yapmakta acele etmeyeceksin öyle mi? Kendi doğanın sana buyurduklarını yapmakta acele etmeyeceksin öyle mi? “Fakat dinlenmem gerek.” Tabii ki, benim de dinlenmem gerek. Yine de doğa yemek, içmek gibi bunun da ölçülerini ve sınırlarını belirlemiştir, oysa sen yararlı dinlenme ölçüsünü aşıyorsun. Fakat eyleme gelince gereğinden azını yapıyorsun, hatta payına düşen ölçünün altında kalıyorsun. Aslında sen kendini sevmiyorsun; sevseydin doğanı ve doğanın gereğini de severdin. İşlerini seven insanlar, çalışırken yemek yemeyi, yıkanmayı dahi unuturlar. Fakat sen kendi doğana, bir işlemecinin işlemesine, dansçının dansa, paragözün paraya, kendini beğenmiş birinin küçücük şöhretine verdiğinden daha az değer veriyorsun. Ve böyle insanlar ne olursa olsun işlerine karşı tutkulu bir sevgi beslerler; yemek yemeyi, uyumayı unuturlar ve zamanlarını harcadıkları işleri daha da ileri götürmek isterler. Toplum yararına olan işler sana daha değersiz ve daha itibarsız mı görünüyor?
Reklam
·
Reklamlar hakkında
Dünyada iyilik yapan çok insan olduğunu biliyorum ama onlar hep iyilik yapmıyorlar. Uygun ana denk gelmek gerek.
Reklam
·
Reklamlar hakkında
2
1000
10bin öğeden 1 ile 15 arasındakiler gösteriliyor.
©2022 · 1000Kitap Web Uygulaması · 2.28.17