Melda

Melda
@gerigelenmektup
Seviyorum üstünden ordular geçse kılı kıpırdamayacak olan kelimeleri. ••• https://1000kitap.com/gonderi/114052269
YTÜ
İstanbul
Denizli, 18 Ocak
667 okur puanı
Ekim 2017 tarihinde katıldı
"Hayat tek bir hikayeden ibaret değildir!"
8/10
·152 syf.··
2021 14. kitabı
·
12 günde okudu
·
Okunma: 10 Nisan 2021 08:28
"Bir kitap okumak bazen hayatın kendisine benzer." diye başlayan kitap, "Hayat tek bir hikayeden ibaret değildir!" cümlesi ile son buluyor. İzzet Bey Apartmanı'nda farklı dönemlerde yaşamış insanların hikayelerini okuyoruz. O hikayelere tanık olarak İzzet Bey Apartmanı'nda sanki ben de yaşıyordum. Güzel, sade ve akıcı bir romandı. Aşk, pişmanlık, iyilik, kötülük, sevinç... Her şeyi içinde barındıran gerçek bir kitap. İzzet Bey, Ali, Ömer, Derya, Deniz, Almira, Mustafa... Tamamen hayatın içinden insanlar, okurken onların gerçekten bir yerlerde var olduğunu hayal edebiliyorsunuz ve tarihi olayların da kitapla iç içe olması bunun bir diğer yanı. Şahsen ben tarihi, bir romanın içinde okumayı çok seviyorum. Mehmet Yılmaz da kitaplarında buna çok güzel bir kurguyla yer veriyor. Balkanlardan, Kırımdan Anadolu'ya göçen insanlar ve savaşlar kitaplarında bunlara örnek verebileceklerim. Yazarın romanlarında sevdiğim bir diğer özellik ise bir şehri çok güzel anlatması. Bu şehirlerin başında Samsun geliyor ve onu İstanbul takip ediyor. Hatta Tuna'nın Türküsü'nde Balkan şehirlerine kadar gidiyoruz. İzzet Bey Apartmanı'nda ise Kırgızistan'a... "Nihayetinde bir apartman tek başına betondan yapılmış, cansız bir yapı gibi görünse de orada yaşayan insanlar ve o insanların hikayeleri vardır." s.150 Keyifli okumalar.
1000Kitap
İzzet Bey ApartmanıMehmet Yılmaz (Samsunlu) · Roza Yayınevi · 202079 okunma
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
7/10
·192 syf.··
2020 15. kitabı
·
15 günde okudu
·
Okunma: 20 Ağustos 2020 15:42
"Gerçeklerin zincirlerini, hayalleriyle kırabilenlere" ithaf edilen bir kitap... Edebiyatımızda pek ilgi görmeyen fantastik kurguya yeni bir örnek Tamu Kapısı Anıları. Hem yayınevinin hem de yazarımızın ilk kitabı. Adından da belli olacağı gibi kahramanımız dünyayı kurtarmak için çıktığı yolda anılarını anlatıyor ki bunu kitabın başında okuyoruz: "İtiraf etmeliyim ki bu elinizdeki bir kitap değil. Aslında evet, pratikte bir kitap ama teoride, yalnızca yaşanmışlıklarla dolu sayfaların derlemesi..." Kahramanımız Türk folkloru konusunda uzmanlaşmış bir anneye sahip ve her şey annenin kahramanımıza anlattığı bir masala dayanıyor. Akçaşamanlar ile Karaşamanların mücadelesi... Kahramanımızın dünyayı kurtarma yolculuğu otobüs ile başlayıp Hacı Murat ile devam ediyor. İstanbul'un bir yerinde, içinde şamanların olduğu tapınağa doğru yol alıyor yoldaşları ile beraber. Ama oraya gidene kadar başlarına gelmeyen kalmıyor. Ben hep klasik kitaplar okuyan biri olduğum için yazarın kalemini okumaya ilk başladığımda çok yadırgadım ancak devam edip kitabın kahramanına alışınca bu yadırgamam tamamen geride kaldı. Aslında zekice kurgulanan ve inceden inceden laf sokmaların da bulunduğu bir roman. Merakımı kamçıladı mı? Evet. Beklediğim gibi miydi? Hayır. Çünkü ben daha çarpıcı bir hikaye bekliyordum. Devamının geleceğini haber eder bir şekilde bitiyor ve ben de ikinci kitabı merakla bekliyorum. Kitabın en önemli özelliği ise Türk'e ait bir fantazya olması: Yada taşı, Tepegöz, on iki hayvanlı Türk takvimi, şamanlar... Keyifli okumalar.
1000Kitap
Tamu Kapısı AnılarıOğuz Can Acar · Mavi Gök Yayınları · 201973 okunma
Vatan sadece al bayrağın dalgalandığı yer midir?
7/10
·208 syf.··
2021 3. kitabı
·
9 günde okudu
·
Okunma: 24 Ocak 2021 06:45
Vatan sadece al bayrağın dalgalandığı yer midir? Kırım ve Makedonya... Kaybettiğimiz iki Türk yurdu. Vatanlarından sürülen insanlar ve onların çektiği hasret... Tuna'nın Türküsü bu hasretin hikâyesi. Aşka, ataya, vatana duyulan bir hasret. Bugün oralarda dalgalanan bir Türk bayrağı görme ihtimali düşük olabilir ama ilk cümledeki soruyu yineliyorum ve cevabını da Cengiz Dağcı'nın satırları ile veriyorum: "Türk yurdunda doğmuştu, Kırım'ın güneşinde büyümüştü: Damarlarında ateş gibi sıcak kırmızı Türk kanı akmıyor muydu? Nice saltanatlar gelip geçmişti. Nice zalimler bu memleketi, bu toprağı kemirmişler, kanlara bulamışlardı, fakat dinden, haktan, namustan doğan bu Türk milletinin ruhunu hiç kimse; vahşi kara, hiçbir kuvvet kıramamıştı. Rus komolizması (komünizmi) da kıramazdı." Zorbalıklar, anlaşmalar, sınırlar oraların Türk yurdu olduğu gerçeğini değiştirmiyor çünkü kitapta da diyor "Kimse orayı vatan bilemez bizim gibi." Kitabı okurken karakterimiz Tunahan ile Balkan şehirlerini geziyorsunuz, oralar hakkında bilmediğiniz şeyler öğreniyorsunuz. Olayların birbirine çok güzel bir şekilde bağlandığı güzel bir kurgu. Karakterler yaşadıklarını anlatırken kitabı okumuyor, karşınıza oturtup onları dinliyorsunuz. Bende böyle bir etki bıraktı.  Elveda Rumeli dizisinin üstüne bu kitabı okumak duygularımı taptaze tuttu ki hep taze olacaklar. Çünkü unutursam, unutursak daha fazla kaybedeceğiz. Tuna'ya selâm olsun, bir gün ben de onun manzarasında fotoğraf çektireceğim. Türk edebiyatında böyle eserleri daha çok görmek dileğiyle keyifli okumalar...
1000Kitap
Tuna'nın Türküsü - Bir GünMehmet Yılmaz (Samsunlu) · Roza Yayınevi · 201670 okunma
"Silahının siperi bir kitap olsun..."
8/10
·148 syf.··
2021 1. kitabı
·
9 günde okudu
·
Okunma: 13 Ocak 2021 19:41
Bu kitap bizden biri. Bu kitap o kadar bizden biri ki "Uyanın, ben geldim." diyor. "Bu kitabın yapraklarını hançerinle yırt! Ve hançeri onun kalbinin üzerine bırak! Bundan sonra silahının siperi bir kitap olsun." demiş yazar ön sözde. Ben bu kitabı seve seve göğsüme siper yaparım çünkü mazim burada; sevincim de acım da bu kitabın içinde. Kitabın yazılma amacı Türk'ün ruhuna bir renk vermek çünkü yazar o ruhun karardığı zamanlarda yazmış hikayeleri. Hem çevre betimlemeleri hem de ruh tasvirlerini çok iyi belirtmiş. Bazen bozkırda ata biniyorsunuz bazen tüm ümidinizle mehmetçiğin harpten dönmesini bekliyorsunuz bazen de vatanın sorunları sizi çıldırtıyor. Bir şeylerin farkına varabilmek için hiç de geç bir vakit değil. Yazar tüm kalemiyle Türk iline, Türk zeybeğine, Türk oğluna, Türk kızına seslenmiş. Bu kitap insanı uyandırır, sadece ön sözü bile insanı uyandırır. Mutlaka okuyun, okutturun. Ötüken Neşriyat, 3. Baskı (1976) #KitapŞuuru Kitap ŞuuruKitap Şuuru
ÇağlayanlarAhmet Hikmet Müftüoğlu · Ötüken Neşriyat · 19802,338 okunma
"Men Timur, Tanrı Kulu."
Puan vermedi·90 syf.··
2020 18. kitabı
·
34 saatte okudu
·
Okunma: 19 Eylül 2020 20:12
Emir Timur, Atatürk'ün de hayran olduğu, yoktan devlet kuran ulu bir başbuğumuz. Onun adaletine, askeri stratejisine, devlet yönetimine ilişkin bilgileri Mahmut Esat Beğ gayet açıklayıcı bir üslupla anlatmış ki hazırlayanın notlarıyla daha da anlaşılır kılınmış. Emir Timur'u anlamak için başlangıç kitabı olabilir diye düşünüyorum, kısa ve öz. “Ben Demir zamanında gelseydim onun yaptığı işleri başaramazdım. O benim zamanımda gelseydi, yaptıklarımdan daha çok büyüklerini yapardı." -Mustafa Kemal Atatürk 'Düşünsene ne kahraman bir erdir, Ankarada "Yılldırım"ı eriten "Demir"!' -Hüseyin Nihal Atsız Kitap Şuuru insanlık şuurudur! #kitapşuuru
Tarih
Aksak Demir'in Devlet PolitikasıMahmut Esat Bozkurt · Mavi Gök Yayınları · 2020113 okunma