Bugün psikoloji ve tıp alanlarında kullanılan "stres" kavramı fizikten ödünç alınmıştır. Bu alanlarda stres kavramı, herhangi bir nesne veya sisteme dışarıdan uygulanan bir güç olarak tanımlanır. Psikoloji gibi insan davranış ve duygularını konu edinmiş bir bilim dalına bu tanımın uygulanması, stresin, çevreden bireye yöneltilen, onda kaçınılmaz ve otomatik denebilecek bir gerilim yaratan olaylar olarak düşünülmesini kolaylaştırır. Bir başka deyişle, duygusal tepkilerin sorumluluğu bireyden çok, çevresel olaylara atfedilegelmiştir. Stres kavramına bu pencereden bakılmasının en sakıncalı yanı, bireysel sorumluluğu neredeyse sıfıra indirgemesidir.
📚🔔 Tatil zili çaldı!
Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞
Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
Korkunç çocukluk anılarıyla, tanık olduğu ölümlerle aklı öylesine karışmıştı ki yazdığı öykülerin ya da şiirlerin konusu yalnızca mezarından çıkan insanlarla ilgili oluyordu. Yirmili yaşlarında ilk öykülerini yazmayabaşladığı sırada "korku masalı"nı icat etti.
Poe'nun korku öyküsü yazan ilk kişi olduğunu mu söylüyorum? Tabii ki hayır; aslına bakarsanız korku öykülerinin tarihi mağara adamına kadar uzanır. Buna karşılık Poe korku öyküsünü katil ya da delinin psikolojik bakış açısıyla yazan ilk kişidir. Dehşet öğesini hem sanatsal hem de saygı duyulan bir biçime dönüştürmüştür. Beğenin ya da beğenmeyin, Edgar Allan Poe olmasaydı Stephen King de olamazdı.