Bu adam beni istisnasız her kitabının sonunda ağlatıyor. Karakterler ağlarken onları anlamak adına susup, kendimi vererek satırlarda kaybolurken, sakinleştikleri anda ve olaylar kendiliğinden pat diye gelişmeye başladıkları zaman tekrardan o ağlama hissi beni buluyor...
Bazı cümleleri sanki içimden cımbızla çekip almışlar gibi hayatın içinden. Hissedilen her his hayatın içinden, herkesin hayatına iliştirebilecek bir post it kağıdı gibi bu kitap. Ve maalesef bıraktığı tesiriyle bu gece de ağlamaya devam edeceğim :')