Altını çizdiğim satırları kalbimle birlikte karışık kuruşuk bıraktım köşelere.. ihtiyacı olan gelip okusun diye.
Bazen hayat, şapkalı a’yı okuyamadıkları için ihtilâl kelimesini söyleyemeyen insanların ihtilâli yaşamaları kadar saçmadır.
Gorki’nin Ana kitabı sayesinde bir portakal ağacıyla arkadaş olan Filiz’i, bir kitap karakteri olarak değil de sanki kendi mahallemizden biriymiş gibi okuyoruz. Ergenliği, ilk gençliği, mahalle kültürünü, terk edilecek korkusunu, güvensiz halleri ve dönemin sıkıyönetimini sanki en yakın arkadaşımız yaşıyor; akşamları Tophane’ye çay içmeye gittiğimizde de o anlatıyor bize bütün bu olanları.
Attilâ İlhan Roman Ödülü'nü alan Burası Radyo Şarampol kitabı genel olarak benim sevdiğim bir kitap oldu. Kitabın biraz durağan biraz hareketli ilerlemesinden dolay bazı yerlerde sıkıldım, ama okurken keyif almama engel bir durum olmadı.
Bu aralar çapraz değil çapçapraz okuma yaptığım için de odaklanamamış olabilirim belki:))
Şans verin, seveceksiniz<3