Aynen hayatta olduğu gibi, satrançta da skor tutulmaz. On parçanı kaybedip, yine de kazanabilirsin oyunu. Satrancın güzelliği budur işte. İşler her an tersine dönebilir.
Satranç hayat gibidir David. Her parçanın kendi işlevi vardır. Bazıları zayıftır, bazıları ise güçlü. Bazıları oyunun başında işe yarar, bazılarıysa sonunda. Ama kazanmak için hepsini kullanmak zorundasın.
Bunlar geçmişte yaşanmış, canlı tutulmuş hatıralar gibi birer birer geçti aklından. Birden huzurlu hissetti kendini; sanki empati kurmuş, bağlıymış gibiydi... Ama neye bağlıydı ki?
'Onların zihinlerine,' dedi Ses (içgüdüsü) fısıldayarak. Caine bunun delilik olduğunu geçirdi aklından.
'Tabii ki öyle. Ama bu gerçek olmadığı anlamına gelmez.'
Söyle, hangi ilim, hangi şiir, hangi aşk, hangi devlet bu manzaradan daha güzel, daha muhteşemdir? Buna rağmen burnumuzu kaldırmadan bozuk kaldırımlarda yürüyüp gitmekte devam ediyoruz. Dünyadaki insanların acaba kaç binde biri şu anda başını aya çevirmiştir? Halbuki o her şeyi, herkesi görüyor ve gafletimizin üstüne o tatlı, o iyi tebessümünü serpiyor. Dikkatle baksam onu parlak çehresi üzerinde birçok şeyler göreceğimi zannediyorum.