BİOMORTEM
“Gia” adlı serinin ilk kitabı. Biomortem,adından da anlaşılacağı üzere, yaşam (bios) ve ölüm (mortem) arasındaki ilişkiye odaklanır.Yazar bu iki kavramı sadece zıt kutuplar olarak değil, birbirini tamamlayan süreçler olarak ele alıyor.Genel konusu ölüm ve öldükten sonra bize olacaklar olanlar.
Ölüm, ölüm sonrası fizyolojik süreç,aşk ,aşkın insan davranışları üzerindeki tesiri, ölüm korkusu ve daha birçok konu müthiş bir kurguyla ana karakter Falin üzerinden anlatılmış.Biomortem, insan vücudunu henüz ölmeden donduran bir merkez. Ölümsüzlüğün bulunduğu dönemdeyse güçlü teknolojileriyle tekrardan dünyaya, dondurulduğu yaşta getirmeyi amaçlamaktadır.
Falin, Enke , Amakrin , Glia, Mileva ve diğerleri…Yazar kitaptaki karakterlerin isimlerini vücudumuzdaki bazı hücrelerden seçmiş. (Amakrin , biyolojide gözüm retina kısmındaki sinir hücrelerinden ve bu karakter kör.Glia hücreleri ,beyin ve sinir sisteminin nöronal olmayan hücreleridir.)
Serkan Karaismailoğlu’nun tüm kitaplarını okumuş biri olarak nöroroman sevenlere öneririm.Oldukça akıcı bir roman.Serinin devamını merakla bekliyorum.
**Bir şeyin gerçek anlamını ve değerini algılamak için en etkili yol onu kaybetmekti.
**Yaşamın bu kadar ağır olduğu bir dönemde ölüm, insan için aranan bir sığınak haline gelmiştir.
**Kelebeliğin uçması için tırtıl gömülmek zorundadır.İşte yaşam ve ölüm arasındaki asıl ilişki metamorfoz fikrinin içinde gizli.Buradaki dönüşümü anlamak için insanın etrafındaki kozayı keşfetmek lazım.Bu kozanın adı toprak Falin.
** Yaşam ve ölüm, birbirinin zıttı iki kavram.Var oluş ile yok oluşun hikayesi.
** …ölüm asla yaşamın zıttı değildir.Aksine ölüm yaşamın bizzat kendisidir.Sadece dönüştüğü için onu tanımıyoruz çünkü algılarımızın çok ötesinde bir değişim söz konusu.
** Her insan ölümden