10/10
·384 syf.··
Beğendi
·
2026 22. kitabı
Sana teslim oldum kitap yorumu Herkese merhaba sevgili okurlar.Bugün sizlerle bir kütüphane kurma sebebim olan Crossfire serisinin ilk kitabından bahsedeceğim.Yıl 2014 2015 arasında Sana soyundum isimli bir kitap okumamla başladı herşey.O zamanlarda sadece bu seriye sahiptim.Üç kitaplık dev kadro.Daha sonra aslında kitap okumanın çok güzel birşey olduğunu kavradım ve dev bir kütüphane kurmamda yardımcı oldu.O yüzden doğan kitaptan ayrılıp olimpos yayınlarından tekrardan çıkınca almamam mümkün değildi tabii ki.Ama gerçekten sanki ilk okuduğum zamana dönmüş gibi hissettim.Öncelikle konusundan bahsedeyim.Eva Tramell ağır geçmişi olan ve en yakın erkek arkadaşı Cary ile New York'ta yeni bir hayata başlamıştır.Yeni bir iş sahibi olduğundan dolayı oraya nasıl gidebileceğini hesaplayabilmek için yürürken bir kadınla çarpışır.Ve orada onunla tanışır.Gideon Cross.Çalıştığı yerin sahibi ve kalbinin sahibi olacak olan o adam.Başta Eva istemez.Gideon ona sadece tek gecelik bir ilişkiymiş gibi davranır ama daha sonra herşey değişir.Aslında birbirlerine aşık olmaktan asla geri kalamazlar.Gideon'nun geçmişinin karanlık olduğunu çok acı bir şekilde öğrenen Eva,ondan vazgeçmemeye kararlıdır.Birbirlerine zıt düşerler ve Eva zor durumda kaçmaya meyillidir ama bu tekrardan birbirlerine dönmek için her seferinde bir bahane bulmalarını sağlar.Çünkü aşkta ne olursa olsun her zaman geri dönersin.Kendi yorumuma gelecek olursam ben Cary'den çok hoşlanmıyorum.Karakter olarak kirli bir geçmişin olabilir ama bu hayatına aldığın insanı aldatabileceğin anlamına gelmez.Hele son sahnedeki o yer iğrençti.Caryden resmen iğrenmemi sağladı.Umarım kendini toparlar çünkü böyle giderse Eva'nın güvenliğide yerinde olmayacaktır.Gideon ise aslında eski nişanlısı görünce aklı dağılmış gibi davranıyor ama hayır
Sana Teslim OldumSylvia Day · Olimpos Yayınları · 20251,474 okunma
8/10
·464 syf.··
2026 32. kitabı
Türünü, konusunu, Gr puanlarını gördüğüm anda okumak istediğim bir seri olmuştu ve şimdi de serinin ilk kitabını okudum. Tam istediğim ve beklediğim karakter tiplerini içeriyor çünkü bu türün komik diyaloglarını seviyorum Gideon ve Harrow’un atışmaları arkadaş ortamındaki argo konuşmaları, alaycılıkları falan aşırı komikti Aynı zamanda gotik havası ve gizemiyle de merak uyandırıyor ama şöyle bir şey var ki ilk yarısından etkilenmeme ihtimaliniz yüksek. Biraz kafa karıştırıcı ve tam anlamıyla akmıyor fakat hikaye 3. bölüme girdiğinde ve tür daha çok bir cinayet gizemine dönüştüğünde, kitabın her yönünü çok daha keyifle okumaya başladım. Dokuzuncu Gideon, tam olarak tek bir türe sığmayan, bilimkurgu, fantezi ve gizem türlerinin karışımı bir kitaptı. Cinayet gizemi unsurları büyüleyiciydi, aksiyon sahneleri harikaydı ve en önemlisi; özellikle Gideon ve Harrow'un karakter gelişimi muhteşemdi Aralarındaki o nefrette nihayet yarıdan sonra son bulmaya başladı. Türü severlerin bir şans vermesini isterim kesinlikle . Biraz da konusundan bahsedeyim. Ana karakterimiz Gideon'la bir kaçış girişiminin ortasında tanışıyoruz. Alaycı bir yetim olan Gideon, Dokuzuncu Hane’nin kasvetli, mezar takıntılı gezegeninde kendini her zaman yabancı hissetmiştir. Tek hayali özgür kalmaktır. Ancak bu hayalini gerçekleştiremeden önce, Dokuzuncu Hane’nin muhterem kızı Harrow tarafından engellenir ve Gideon'a reddedemeyeceği bir teklifte bulunur. İmparator, her haneden gelen büyücü varislerini güçlü rahipler olmak ve kendi kişisel müritlerinin saflarına katmak için yarışmaya davet etti. Harrow, Liktor olabilmek için çalışırken Gideon’ın da kendisinin baş kavalyesi ve muhafızı olmasını ister. Harrow ona özgürlüğünü verene kadar birkaç hafta boyunca usta bir muhafız gibi davranmak ne kadar zor
Dokuzuncu GideonTamsyn Muir · İthaki Yayınları · 2022113 okunma
Reklam
10/10
·464 syf.··
Beğendi
·
2018 69. kitabı
·
25 saatte okudu
·
Okunma: 03 Haziran 2018 21:07
Serinin 3. ve son kitabı ile seriye veda etmiş bulunmaktayım. Benim için üzücü bir durum oldu. Seri kesinlikle enlerim arasında yerini aldı. Belki biraz eksikleri olan bir seriydi ama ben kocaman bir mutlulukla okudum. Bilimkurgu, aşk, gerilim, gizem, fantastik tüm türleri içinde barındıran bir seriydi. Gideon ve Gwendolyn son maceralarını yaşadılar Saint Germain Kontu`nun asıl yüzünü ortaya çıkardılar. Seride tüm karakterleri sevdim ama sanırım en sevdiklerim Leslie ve xemerius oldu. İkisi de çok tatlıydı. Her yaştan herkesin okuyabileceği kitaplar. Şans vermenizi tavsiye ederim : ) .
Zümrüt YeşilKerstin Gier · Pegasus Yayınları · 20172,172 okunma
4/10
·400 syf.··
2025 63. kitabı
İlk olarak bu kitabı pek beğenemediğimi belirtmek isterim o kadar çok eksik ve mantık hatadı vardı ki. Yani nasıl bu kadar popüler oldu, ödüller aldı anlamadım. Konusu; klasik bir cadı avcısı ve cadı aşkı. Benim aslında sevdiğim bir trop kızımız Rune (sanırım 18 yaşında ve çok genç bence) oğlan ise Gideon. Kızımız asil ve zengin bir cadının üvey torunu yani sosyetik bir kız. Oğlan ise terzi bir anne babanın oğlu. Kardeşi Alex ise bir şekilde Rune ile yakın arkadaş. Yani aslında tanışmaları neredeyse çocukluk zamanlarına denk geliyor. Tahtta da zalimlikleri ile bilinen 3 cadı kraliçe var ve bu Gideon ‘un anne, baba ve kız kardeşi bu cadıların elinde ölüyor ve kendisi de neredeyse bir cadının kölesi sayılır. Yani cadılardan nefret ediyor. Bir şekilde halkta memnun değil ve bir devrim oluyor cadılar öldürülüyor ve askeri bir hükümet kurulup cadıların peşine düşüşüyor. İşte cadı avı böyle başlıyor. Hükümet cadı iyi mi kötü mü bakmaksızın herkesin peşine düşüp öldürüyor. Bu arada burası bir ada şehri ve ana karada cadılık serbest. Yani hiç sürgün, denetleme filan yok direk ölüm. Hatta ergenliğe yeni girmiş kızları bile tespit edip öldürüyorlar. Korkunç bir ortam. Bir de kızıl güve diye bir kişi var( Rune) o da o insanları kurtarıp ana karaya ulaştırmaya çalışıyor. Erkek karakter kızın kızıl güve olmasından şüpheleniyor ve kıza yanaşıyor ve aralarında ki ilişki başlıyor. Erkek karakteri hiç sevmedim. Bomboş ön yargılı bence aşırı travmatize olmuş ve bu durum kararlarını etkileyen bir tip. Bu durum onu çok fazla manipülasyona açık hale getirmiş ve devrimciler de bunu çok güzel kullanıyor. Mesela kızın aile işi var ama işi kim yönetiyor para nasıl dönüyor belli değil. Kızın hiç işle ilgisi yok yani. Sonuç olarak karakterler sığ hikaye çok ama çok eksik katmanlı bir
Kalpsiz AvcıKristen Ciccarelli · İndigo Kitap · 2024412 okunma
Puan vermedi
Selamlaaar Sürükleyici, tam kafanızı dağıtmalık bir serinin ilk kitabı ile geldim bugün. Sosyal medyada fazlaca sevilen bu seri neymiş bir bakalım diyerek almıştım ve baya sevdim. Harika bir edebi eser değil ama kafamı dağıtmak, eğlenerek bir şeyler okumak istediğim bir sırada denk geldi. Bu sebeple kafamı yormadan okuyabildiğim için çok sevdim serinin 3 kitabını da. * Ella isimli başkarakterimiz annesi öldükten sonra liseyi okuyup tek başına para kazanmaya çalışmaktadır. Annesi öldükten sonra yapayalnız kalmıştır. Bir gün okulun müdürü yanına Ella'yı çağırıyor ve gelen zengin  adam kendisinin yasal vasisi olduğunu söylüyor. İlk başta gitmek istemese de sonunda yasal vasisi olan Callum Royal ile gitmek zorunda kalıyor. Saray gibi bir eve gidiyorlar ve aynı evde yasal vasisinin 5  erkek çocuğu ile karşılaşıyor. Gideon, Sebastian, Sawyer, Easton ve Reed. * Kitap boyunca Ella'nın yeni hayatına adapte olmasını ve Royal erkekleri ile yaşadıkları olayları okuyoruz. Bazı kısımlar klişe ve saçmaydı evet ama sayfalar yine de birbiri ardına su gibi akıp gitti. Ella beni kimi zaman delirtti ama gene olarak baktığımda yazarın dilini, kitabın akıcılığını sevdim. * Kitabımız genç yetişkin, ona göre okumanızı tavsiye ederim. Ben aldığımda böyle bir şey olduğunu bilmiyordum. Okuyacak olanlara küçük tavsiye, çok beklenti içinde başlamazsanız çok sevebilirsiniz.
Kağıt PrensesErin Watt · Yabancı Yayınevi · 20211,195 okunma
Av avcıya aşık olmuştu
6/10
·400 syf.··
2025 20. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 30 Nisan 2025 16:19
Bu kitap hakkında biraz kararsızım kitabın teması hoşuma gitti bir kedi fare oyunu -av avcı- teması güzel bir fikir olmuş. Birde kitabın ikili anlatım olması daha güzel olmuş. Ben normelde fantastiklerde 3. Kişi anlatımını daha çok seviyorum. Ama bu kitaba ikili anlatım daha çok yakışmış. Kitapdaki büyü sistemi çok hoşuma gitti ve mantıklı geldi. Anlaması zor bir sistem değil. Bazı büyüler için bayat kan kullanılırken bazıları için taze kan gerekli. Ama eğer bir cadı kendi kanını kullanıp onunla büyü yaparsa vücudundaki yara izi gümüş rengini alır. Evet biraz ortadan girdiğimin farkındayım . Şöyle biraz kitabın konusundan bahsedeyim. Yeni Cumhuriyetle birlikte cadılar insanların önünde idam ettiriliyor. Bir kişinin cadı olup olmadığını anlamak için onu çırılçıplak soyup vücudunda gümüş yara izi olup olmadığını kontrol ederlerdi. Bizim kızımız Rune bir cadı ama cadı olduğu herkesten gizliyor. En güvendiği iki kişi dışında (Alex Sharpe ve Virity) Rune küçükken annesi ve babasıni kaybetmiş. Bir kadın da onu küçük yaşta evlat edinmiş. Ve o kadında bir cadı. Yeni Cumhuriyetin ilanıyla cadılar öldürülmeye başlanmiştı. Ve Rune'un büyükannesinin vücudunda gümüş yara izileri vardı. Kan muhafızları onun için geldiğinde Rune da öldüreceklerdi. Bunun olmaması için Büyükannesi Rune'dan onu ihbar etemsini istemiştir. Rune dirensede büyükannesini ihbar eder. Kan muhafızları evlerine gelir ve büyükanneyi çırılçıplak soyarlar ardından boğazından keserler. Rune hiçbir tepki vermez ruh gibi olanları izler, büyükannesine söz vermişti. Yeni Cumhuriyeti savunan, sosyete, bir vatansever gibi davranması gerekiyordu. (Bu arada Rune cadı olduğunu büyükannesi öldükten iki ay sonra öğreniyor.) Büyükannesi zengin bir kadınmiş, Rune bir cadıyı ihbar ettiği için Yeni Cumhuriyet bütün serveti Rune
Kalpsiz AvcıKristen Ciccarelli · İndigo Kitap · 2024412 okunma
Reklam
Reklam