Ontolojik Argümana karşı yöneltilen ortak eleştirilerden biri, onun her türden şeyi varoluşa gelebilecek türden tanımlamamıza olanak tanıyor olmasıdır.
Örneğin, hiç zorlanmadan, mükemmel bir kumsal, mükemmel bir vahşi doğa ve benzeri şeylere sahip mükemmel bir ada tahayyül edebiliriz, fakat bu tahayyülü gerçekleştiriyor olmamızdan bu mükemmel adanın gerçekten bir yerlerde var olduğu sonucu çıkmaz.
Tasarım Argümanı ile onun bir başka türü olan İnce Ayar Argümanı dünyanın doğrudan gözlemine dayanır. Buna karşın bazen Kozmolojik Argüman olarak da adlandırılan İlk Neden Argümanı ise evrenin nasıl olduğuna ilişkin olgulara dayanmayıp, yalnızca evrenin var olduğuna ilişkin empirik olguyu temel alır.
Tanrı'nın varoluşuna ilişkin en sık kullanılan argüman, zaman zaman Teleolojik Argüman (köken olarak "amaç" anlamına gelen Yunancadaki telos sözcüğünden gelir) olarak da adlandırılan Tasarım Argümanıdır.
Filozoflar her zaman iyi yazarlar değildirler. Birçoğu fikirlerini açık bir biçimde aktarabilme kabiliyetinden oldukça yoksundur. Bunun sebebi; bazen, filozofların, yalnızca küçük bir kesim olan uzman okuyucular tarafından anlaşılmayı hedefliyor olmasından; bazen de buna aşina olmayan insanların yalnızca kafasını karıştıran, gereksiz denilebilecek kadar karmaşık bir dil kullanmalarından kaynaklıdır.
Felsefeyle meşgul olmak için önemli nedenlerden biri, onun varoluşumuzun anlamı hakkında temel sorularla ilgileniyor olmasıdır. Çoğumuz hayatımızın belirli bir anında kendimize felsefenin temel sorularını yöneltiriz.