Yani bir serinin tek kötü bir kitabı bile olmaz mı? Eğer seride Lana Myers varsa hayır. Lana geçen kitapta Hadley’le yaptığı anlaşma sayesinde Deanly’e kızıla boyamaya yemin ettiği kasabaya gitme hakkı kazanır. Ama Lana hem kendi planların ilerletip hemde bu yolsuzlukla mücadele eden Logan’ı korumak zorundadır. Bu uğurda yakalanacak olsa bile. SPOILER?!! LOGAN SEN İĞRENÇSİN İĞRENÇ İĞRENÇ İĞRENÇ. Yani adam green flag diyorduk yaptığına bak. Lana’nın geçmişini istemeden olsa öğrenmişti Victoria hakkındakileri öğrenirken buna rağmen onun katil olduğunu anladığında onu kullanıp yatağa bağlayıp gitti iğrenç herif. Erkeklere bir günde küsmedik di mi? Leonard karakterini ve anlattığı örneği çok beğenmedim. Çünkü insanlar ahlaki olarak siyah ya da beyaz değildir gridir. Lisa, Logan’a olan bu davranışları bitmezse Lana kontrolden çıkabilirdi ama sağ olsun Hayden onu koruyup kolluyor. Ve Jake manevi olarak Lana’ya hem abilik yapıyor hem de ona koruyor ya Evans ailesi o kadar kötü şeyler yaşamış ki… Dedektif Johson mı neyse umarım o da ölür bir nokta da ya bağnaz koyunlar. Bu kitabın sonu yüzünden cinnet geçiriyorum sanırım.
Merhaba, Semra ile, @destekyayinlari çıkan, @mitchalbom kaleminden, #birkeredaha kitabını okuduk. Öncelikle romantik bir hikaye ve 328 sayfadan oluşuyor. Yazar Amerika’nın en sevilen hikaye anlatıcılarından. Kitabındaki hikaye de benim en sevdiğim hikayelerden oldu. Kitabın başında kumar ve polis geçince farklı bir konu beklemiştim. Fakat hikayesi beni şaşırttı. Özellikle sonu beni çok etkiledi. Akıcı bir anlatıma sahipti. Sıkılmadan, sonuna kadar merak ederek okudum. İçerik olarak sadece bir aşkın hikayesi değildi. İkinci bir şansın olsa neler yapabileceğin ve değiştiremeyeceğin şeylerin önemini anlatıyor. Ah ikinci bir şansım olsaydı böyle yapmazdım dediğimiz olmuştur. Yazarda ana karakterin böyle bir gücü nasıl kullandığını, hatalarını ve aldığı dersleri anlatıyor. Aslında bir hikaye ama içinden çok anlam çıkarılacak ve düşünülecek bir konusu var. Bir hikaye sizi derinden etkileyecek ve etkisinden çıkamayacaksınız. Severek okuduğum ve iyi ki okumuşum dediğim kitaplar arasında yerini aldı. Sizlere de kesinlikle tavsiye ettiğim kitaplardan biri oldu. Bu kitabı kaçırmayın.
Hayatınızda bir kere daha diyerek geriye gitme şansınız olsaydı ne yapardınız? Alfie, gücünü en kötü gününde öğrenir. Annesinin ölümünü geri almak isterken, bir hakkı olduğunu ama ölüm anını bir kez daha yaşarken bulur. Hatalarını, utançlarını düzeltebilir ama ölümden kaçamaz. Tüm ergenlik anlarında yaptığı utançları bir kere daha diyerek değiştirir. Kendini uçarı hareketleri denerken bulur ve onlardan kurtulur. Kızların ilgisini çekmeye ve yaptığı hataları düzeltmek için bir kere daha der. Çocukluğunda tanıştığı kişinin hayatının aşkı olduğunu bir kere daha karşılaşınca fark eder. Fakat aşk konusunda çok hata yapar. Bu hatalardan biri geri dönülmez bir yola sokar. Çünkü geçmişe gitmek ve
Suçlular sadece başka insanları hedef seçmediler. Yani yakın akrabalardan yada Koç, hoca amca gibilerden de çıkabilir.
Bazı ebeveynler Belki de çocukları tedirgin etmekten korkarak hiçbir şey yapmazlar. Maalesef bu başını kuma gömme tarzı yaklaşım çocukların savunması kalmasına sebep olur.
Tüm eleştirilere itaat etmelerini gerektiren katı bir tarzda yetiştirilmiş çocuklar özellikle risk altındadır.@
Hayatta hiçbirimiz her şeyi çözemeyiz, Bu yüzden başkalarının tavsiyelerine başvurur.
Çocuk yetiştirme konusunda ucuz teorilere başvuranlar, kendilerini Nasrettin hoca'nın masalında yanlarında bir eşekle ve oğluyla giden hocanın durumunda bulurlar. Yani ne yapsalar çözüm bulamıyormuş gibi hissederler.
Sezgi ve sağduyudan yararlanmak
Sezgi bir şeyi düşünmeden anlamanı sağlayan ani bir histir.
Mesela ani ve sebepsiz bir duyguyla karşıdakinin iyi biri olmadığını hissedebilirsiniz işte bu sezgidir. Mesela bazı iş adamları sahte bir işin neredeyse kokusunu alır. Birkaç yıl polislik yaptım ve Sezgin kayda değer bir şekilde gelişmeye başladı.
Sezgi ve sağduyu birlikte gider. Birçok insanın başı sağduyu görmezden geldiği için belaya girer.
Sağduyu, eğer bir şey gerçek olamayacak kadar iyi görünüyorsa, genellikle gerçek olmadığını öngörür. Mesela baba çocuklarıyla aşırı ilgilenen bir Koru şefini tuhaf bulduğunu ancak çocukların ve annelerinin bu ilgiden memnun olduklarını bildiğinden onların mutsuz etmek istemediğini itiraf etmiş. Yani sağduyu ve sezgisini görmezden gelmiş ve bedelini oğlu ve ailesi ödemiştir (tacizci bir Kore şefi olayından alıntı)
yetişkinler sağduyu sahibidir bunu çocuklarına da geçirmek için çaba göstermelidir. Küçük çocuklara bile sezgilerine güvenmeleri öğretilebilir. Şüphelenen bir çocuk kaba davranmaktan korkmadan kaçmalıdır.
Çocukların sevgilerini
Kesinlikle bütün okurlara tavsiye ediyorum
9 cana sahip olmasına rağmen sadece 1 kez bunu kullanan Grimalkin'e Peri kedi hayalet olarak 8 kere daha dünyaya gitme hakkı verdi.
Hayalet KediAlex Howard · The Kitap Yayınları · 202696 okunma
Hayalet Kedi kitabımıza gelecek olursak, Victoria döneminde başlayan zamana sahip kitabımız Girmalkin adlı kedimizin geriye kalan 8 canının can bulmaları ile 2022 yılında kadar gelmektedir.
Viktorya dönemi İskoçya'sında ve Edinburgh kentindeki apartman dairesinde, hayatını kurtaran evin hizmetçisi Eli ile yaşayan Grimalkin 'in hayatına göz yumması ile öykü başlamaktadır.
9 cana sahip olmasına rağmen sadece bir kez bunu kullanan Grimalkin'e Peri Kedi Hayalet olarak 8 kere daha dünyaya gitme hakkı verir. Yanlız hepsinde can verdiği apartman dairesinden başlamak kaydı ile.
Her canlanışın ayrı bir tarihi olaya denk gelmesi sağlanan kitapta, ayrıca keyifli bir tarih dersine de katılmış oluyorsunuz. Her canlanışta Grimalkin'in daire içi gözlemler ile hayat tarzını keşfediyor. Gözlemlediği insanların tasviri ile dönemin insan psikolojisini anlıyorsunuz.
Altı Harfli Bir Tatlı-Şermin Yaşar
Kitabın ilk yayın tarihi Ekim 2025, 248 sayfa.
Romanın kurgusu iki kadın etrafında dönüyor.Meltem 34 yaşında oldukça travmatik bir çocukluk ve boşanma ile sonuçlanmış bir evlilik geçirmiş.Selime teyze ise 70'li yaşlarında eşi vefat etmiş dört çocuklu doğma büyüme Kastamonulu.
Meltemin çocukluğunu okuyunca beni şahsen çok etkiledi.Meltem terk edilmeyle daha bebekken tanışmış.Üstelik sadece annesi değil babası da terk etmiş.Ellerinde olmadığı için değil bile isteye terk etmişler.Çocuklar bazı insanların dümdüz kötü olduklarını bilmezler, onlar için yetişkinler hele ki anne babaları kusursuzdur.Öyle olunca sevilmemelerinin nedeni kendilerinin sevgiye layık olmamasıdır diye düşünürler.Bir çocuğu anne babası “bile” sevmezken kendinin sevmesi mümkün değildir. ancak yetişkin olup iyileşince bu mümkündür. Meltem’in sonradan sevmeye sevilmeye kendini açmasına güzel bir gelişme olmuş.Fakat Fırat çok mucizevi ve gerçek dışı hissettirdi, diyalogları da biraz yapay geldi diyebilirim.Ayrıca ilk eşi Mustafa'dan çocuk yapmak istememesi, bu yaşına kadar travmalarından kurtulamaması ve sürekli geçmişinde takılıp kalması çok da gerçekçi gelmedi bana.
Selime teyze gerçekten toksik bir karakter.Şiir kursunda fotoğraf çekilmesini beğenmez, komşusuna geleni kıskanır onunla geçinemez, huzurevinde kendi halindeki yaşlılara flörtleşiyorlar diye burun kıvırır sadece kendi dünya görüşü, istekleri ve beklentileri var. Hep en doğru o.Bulunduğu ortama uyum sağlamayıp dünyanın kendisi ve doğruları etrafında dönmesini istiyor.Kayınvalidesi ve kayınpederinin istememesine rağmen eşiyle kendi hayatlarını kurmuşken aynı hakkı çocuklarına sunmuyor. istiyor ki onların hayatı Selime teyze ekseninde sürsün.Meral’in hastalığı, Seher’in kilosu, görgüsüz kocası, Yıldız’ın