"... Ama artık gitmek geliyor içimden, Bir sabah masmavi bir bulutun peşinden... Dönüşü olmayan yerlere."
Giderim gider oldum Sana da keder oldum Birtanem sen gideli Mecnundan beter oldum 😔😔👈
Hangi tür kitapları seviyorsun? 🔎 Polisiye 💕 Romantik 🚀 Bilim Kurgu 🏰 Fantastik 📖 Klasik 🧠 Kişisel Gelişim 🏛️ Tarih 😱 Gerilim
“Paçozlukta sürüden ayrılmamak esastır: Kim ne yapıyorsa onu yapmak, kim nereye gidiyorsa oraya gitmek, kim neye rağbet ediyorsa ona rağbet etmek. ‘Trendy’ kabullere sıkı sıkıya yapışmak, açığa düşmemek. Toplam eblehleşme, değerler yitimi.” Alev Alatlı
KÖLELİĞE VE AYRIMCILIĞA KARŞI ÖMRÜNÜ ADAYAN KADIN: SARAH MOORE GRIMKÉ. Sarah Moore Grimké henüz 5 yaşındayken bir kadının kırbaçlandığını gördü. Bu manzara onu o kadar derinden etkiledi ki Charleston Limanı'na koşup, böyle bir zulmün olmadığı bir yere gitmek için bir gemiye binmeye çalıştı. O küçük kız büyüdüğünde, Amerika'da köleliğe ve kadınlara yönelik ayrımcılığa karşı mücadele eden en güçlü seslerden biri olacaktı. 1792 yılında Güney Carolina'nın Charleston kentinde, dönemin en zengin ailelerinden birinde doğdu. Babası saygın bir yargıçtı. Ailesi plantasyonlara sahipti ve köleleştirilmiş insanları çalıştırıyordu. Ancak Sarah, içinde büyüdüğü düzeni hiçbir zaman kabullenmedi. Çocukluğu boyunca köleliğin acımasız yüzüne tanıklık etti. Başkalarının normal gördüğü şeylerde o büyük bir adaletsizlik görüyordu. Özellikle küçük yaşta gördüğü kırbaçlama sahnesi hafızasından hiç silinmedi. Yaşı ilerledikçe şu soruları sormaya başladı: İnsanlar neden mal gibi alınıp satılıyor? Kadınlar neden erkeklerle aynı haklara sahip değil? Toplum neden açıkça yanlış olan uygulamaları savunuyor? Bu sorular birçok kişiyi rahatsız etti. Sarah hukuk okumak istedi, ancak kadınların hukuk eğitimi alamayacağı söylendi. Babası onun zekâsına hayrandı ve bir keresinde, "Eğer erkek olarak doğsaydı ülkenin en büyük hukukçularından biri olurdu" dediği rivayet edilir. Toplum ondan müzikle ilgilenmesini, nakış işlemesini ve "uygun bir hanımefendi" olmasını bekliyordu. Ama Sarah'nın başka planları vardı. Güney Carolina yasaları, köleleştirilmiş insanlara okuma yazma öğretmeyi yasaklıyordu. Buna rağmen Sarah, geceleri gizlice genç bir köleye okuma yazma öğretti. Yakalanmaları halinde ağır cezalara çarptırılabilirlerdi. Onun için okuma yazma sadece eğitim değildi. Özgürlüğün
Tek istediğim kimseye yük olmadan yaşayıp gitmek...
Hepimiz yüreğimizin götürdüğü , Yere gitmek istiyoruz. Fakat ne gariptir ki mantığımızın, Otur dediği yerde oturuyoruz