“Bir kitabı okurken geçen iki saatin, ömrümün birçok senelerinden daha dolu, daha ehemmiyetli olduğunu fark edince insan hayatının ürkütücü hiçliğini düşünür ve yeis içinde kalırdım.”
-S.Ali
instagram.com/gizeemkose
“Piyasa eski zamanlarda var olduğuna inanılan ve önüne çıkanı yiyip yutan tanrılar gibi her hal ve durumda memnun edilmesi, beslenilmesi gereken bir ejderhadır sanki. İştahı zaman zaman aşırı hale gelebilir, ama onun açlığını sona erdirmeyi düşünmek büyük bir günahtır.”
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
“Artık her şey, üzerinde bir fiyat etiketi taşımaktadır. Artık yaratılmış olan her şey bir metadır. İnsanlar birbirlerine ve hatta kendine baktıklarında üzerlerinde renkli fiyat küpürleri görmektedirler. Eskiden insanlar, eşyanın olmasa bile insanların öz değerlerinden bahsederlerdi. Ama artık Liebenberg prensibi bu olguyu sürekli tehdit etmektedir. Bugün modern bir Luther çıkıp kilise kapısına reform taleplerini assa, acaba ne olur dersiniz? Büyük ihtimalle bir Amerikan milyoneri o kilise kapısını antika niyetine alıp koleksiyonuna dahil etmeye kalkar.”
“Fransa, Aydınlanma’nın açık bir şekilde dinden kurtulma olarak gerçekleştiği bir Avrupa ülkesidir. Öte yandan Amerika’da Aydınlanma oldukça farklı bir şekilde, “inanç özgürlüğü” formunda gerçekleşmiş ve sonuçta bu iki ülkede birbirinden çok farklı uygulamalar ortaya çıkmıştır.”
“Durkheim çok yerinde bir ifadeyle, dini toplantılarda önemli olanın duygusal tecrübe olduğunu söyler. Eğer gittiğimiz yerde kutsal adına bir şey hissetmiyorsak, oraya bir daha gitmeyi pek istemeyiz; ama duygusal anlamda bir şeyler hissediyorsak tekrar gitmeyi düşünürüz.”