“Ah, gençlik! Gençlik gibisi var mı? Gençliğin cahilliğinden söz etmek çok saçma. Bugünlerde fikirlerini saygıyla dinlediğim insanlar, yalnızca benden hayli genç olanlar. Sanki benim önüme geçmişler hibi hissediyorum. Hayat, en son harikasını onlara sunmuş. Yaşlılara elince, ben yaşlılarla hep fikir ayrılığına düşerim. Bunu bir ilke olarak yapıyorum. Eğer onlara dün meydana gelmiş bir şey hakkındaki fikirlerini sorsan, sana hâlâ 1820’lerde geçerli olan görüşlerden bahsederler, hani herkesin uzun çoraplar giydiği, her şeye inandığı ve hiçbir şey bilmediği günler.”