“Adam, sen de şairsin, değil mi ?”
“Hayır. Sadece güneşimin önemli olduğunu senden önce farkettim, hepsi bu.”
“Ya benimki?”
“Senin güneşin hüzünlü Zeze. Yağmur yerine gözyaşlarıyla kuşatılmış bir güneş. Sahip olduğu gücü, yeteneklerini henüz kavrayamamış bir güneş. Senin bütün anlarını henüz güzelleştirememiş bir güneş. Küçük, biraz mızmız bir güneş.”