Tam İstanbul öyküleri değil mi ama? Deniz kenarında bir çayımı da söyleyip tadını çıkaracagım bu öykülerin; hafif gri, bulutlu bir günmüş mesela.
Biri incelemelerde içinde kedi geçen öyküler daha güzel oluyor demiş, katılıyorum!!!!! Barış Bıçakçı nasıl kafamda Ankara ile özdeşleştiyse artık Ali Teoman da o şekilde İstanbul benim için.
Yazarla tanışma kitabımdı, incelikli dilini çok beğendim. Sırada Konstantiniyye Üçlemesi var.
Sevim Burak'ın hayatını biraz öğrenince daha başka bir yerden okuyorsunuz. Minör edebiyat neymiş Sevim Burak ile öğrendim. Öteki olmak. Türk edebiyatının dikenlerinden. İyi ki yaşamış.
Yanık SaraylarSevim Burak · Yapı Kredi Yayınları · 20181,011 okunma
Distopya benim türüm değil. Rahatsız edici bir okumaydı. Seda Ersavcı faktörüne rağmen kullanılan dilin mekanikliği çok yordu. Yine de ben razıyım, belki bir nebze hayvanlara ikiyüzlülüğümüzü düşündürmüştürrrr
Yine enfes bir tarihi kurgu. Llosa'dan başka kim 2 günde Guatemala'nın siyasi geçmişini okutabilirdi bana, cevabım yok açıkçası. 83 yaşında yazdığı son kitabı. Tabii ki diğer kitaplarıyla kıyaslamak haksızlık olur. Yine de aynı lezzeti aldım ben, müthiş!!
Zor ZamanlarMario Vargas Llosa · Can Yayınları · 202487 okunma
Kitabın meselesi göçmen çocuklar olduğu için daha başlamadan biliyodum zaten etkileneceğimi. Ama bu neydi? Böylesine bir konusu olan bir kitap acıtasyona kaçmadan nasıl yazılabilir sorusuna cevap olmuş resmen.
Kutular açıldıkça romanın da katman katman açılması? Kurgu olarak da bence çok etkileyici bir biçimde kurulmuş.
Bir çok yerden tutulabilecek bir kitap; romantik ilişkilerin evrimi, kardeşlik bağı gibi konuları da aslında epey masaya yatırmış Luiselli. Çok karanlık bir yol kitabı Kayıp Çocuk Arşivi.
Seda Ersavcı'nın da ayrıca eline sağlık, kendisi zaten artık ne çeviriyorsa onu okumak adetim oldu. Çeviri aktı gitti resmen.
Latin Amerika edebiyatı, iyi ki var.