Benim huysuzluğuma karşı ne şaşkınlık gösteriyordun, ne korku, ne de hoşnutsuzluk. Gözucuyla beni süzüyordun. Ara sıra da öyle doğal, yalın bir anlayışla gülümsüyordun ki anlatamam! Seninle konuşmak beni hem doyurup hoşnut bırakmış hem de zihnimi kamçılamıştı. Seni daha çok görmek, seninle daha çok konuşmak istiyordum.