Elif

“Zavallı Cincinnatusum.”
59
Reklam
“Tamamen şans gibi görünen olayların bile belli bir kanun ya da mantık dahilinde gerçekleştiğine inanan Bernoull şöyle demişti: ‘Şu andan itibaren sonsuza dek her şeyi gözlemleyip kaydetseydik (olasılık dediğimiz şey en sonunda kesinliğe dönüşürdü) ve biz dünyada olup biten her şeyin belli bir sebep ve yasa dahilinde gerçekleştiğini ve dolayısıyla, aslında tesadüf ya da kader gibi görünen şeylerin bile olması gerektiği için olduğunu fark ederdik.’ “
Sayfa 167
“ Gerçekten de hayatlarımız bilinmezliklere gebedir, doğal felaketlere açıktır, insan hatasına meyillidir ve tesadüflerden fazlasıyla etkilenir. ‘Ya olursa…’ gibi deyimler, beklenmedik olaylar karşısındaki kırılganlığımızı ve şans faktörünü kontrol etmedeki yetersizliğimizi ifade etmek için icat edilmiştir aslında. … Araştırmacıların belirsizlikle mücadelede kullandıkları en önemli silah, belli bir sonucun gerçekleşme olasılığını hesaplama becerisidir. Bir sonuç kesin olarak tahmin edilemeyeceğine göre, farklı sonuçların gerçekleşme olasılıklarını hesaplamak ikinci en iyi yöntemdir.”
Sayfa 144
“…şöyle diyordu ünlü bilim adamı (Galileo): ‘Kutsal Kitap, kurtuluş olduğuna inanılan gerçekler konusunda insanı ikna etme amacı taşır. Ve gerçekler insan kavrayışının çok ötesinde olduğundan, inandırıcılık eğitsel yollardan sağlanamaz. Bu inandırıcılığı sağlayacak tek şey, Kutsal Ruh tarafından vahyedilmeleridir. Fakat bize beş duyu, mantık ve idrak kabiliyeti bahşeden aynı Tanrı’nın bu becereleri kullanmamıza izin vermemesi ve biz bilgiye bu becerileri kullanarak bizzat ulaşabilecek konumdayken, bilgiyle farklı bir yoldan tanışmamızı istemesi, işte bu benim inanabileceğim bir şey değildir.’ “
Sayfa 98
“Pisagorculara göre, sayılar sadece nicelik ya da miktar ifade etmeye yarayan araçlar değildi. Sayılar, keşfedilmesi gereken ve tabiatta aktif halde bulunan gelişmeye müsait etkenlerdi. Dünya gibi maddesel nesnelerden tutun da, adalet gibi soyut kavramlara kadar, evrendeki her şey baştan sona sayılardan ibaretti.”
Sayfa 29