gıcıkokur

gıcıkokur
@gkhnebrn
nelere inandım bir bilsen... inan inanmazsın...
su... -götürebildiği yere kadar- insan aldanır gibi görünür her gün saçlarını tarar yüzünü yıkar sessizce yürür ancak konuşur içinden kendi-birisiyle ona yol sorar gideceği daveti sorar çocuklarının geleceğini tanrıyı kabul olmayan dualarını gölge çelmeler her ikisini sessizce yürümeye devam eder içinden... taş... -sessizce bekler ufalanır- yersiz tecrübelerin sonuçlarını bekler insan saati ve geceyi kavramıştır artık insani bir öğürtü ile çıkarır dışını içine ve şimdi çıplaktır kapanık gözleri öylece sorulara bakar ilerleyip içiçegeçmiş dolaşık sorulara eleriynen yırtar çıkar naylonundan gecenin... insan uyumak için büyür içinde...
Edebiyatın En Tatlı Eşleşmeleri!
Peki ya sizin favori kitabınız hangi tatlı olurdu?
Uygarlık getiren Kadmos, ejderhanın dişlerini toprağa ekmişti. Canavarın nefesiyle yanmış ve soyulmuş bir toprakta şimdi insanların filizlenmesi bekleniyordu.
Sayfa 134
eğilmiş suyu öpüyor birazdan soracak hiç sorulmayan soruyu -ki bundan ne utanç duyacak ne gurur- saçlarından ve yüreğinden artırdığı sızılarının ve yaralarının birikimi olan birkaç kelimeyi -ki bunların arasında sevgi mutlaka yoktu- usulca ve ömrü boyunca damıttığı çoğu kutsal kitaplarda olmayan onlardan önce onlara konu olmuş ve yayılması kolay ancak ayıp sayılan tonlarca ağacın ve bitki örtüsünün yitirildiği kurak bir aklın akısıyla sürüklenekalmış bir çocuğun bildiği büyüdükçe unuttuğu... ...
İnsan olarak var oluşumuzun gerçek koşullarını ve onun çizdiği sınırların ve onun ritminin dışına çıkabilmenin bizim isteğimize bağlı olmadığını kabullenebilseydik eğer, ne çok boşuna tedirginliği, boşuna yıpranmayı bertaraf edebilirdik?
Sayfa 131
kelimeler birden çok tekrarlandığında üzerlerindeki küflü örtü kalkar ortalığa saçılan ağır küf kokusu binlerce sese dönüşür durur... insan ihtiyacına göre bunlardan seçimler yapar duymak ya da dokunmamak istediklerini ayıklar... bazen bu küfün rengi de vardır bu işi zorlaştırır adeta zihni böler yukarı doğru mu çekilir insan bedeni yoksa yandan bir araç çarpmışçasına mı savrulur böyle olursa dağılma sesin yönünü değiştirir ilk aldığın nefesten ayrı bir yerdesindir... ne'den sonra bu bir başlangıca dönşür tekrarlanacak yeni bir kelime bulunamayınca -belirlenemeyince de olur- ilk söz bir nefesin sese dönüşmesidir ve durmadan bu icadını tekrarlar insan ta ki yeni bir cismi yordasın parmaklarıyla...