Hayat öyle bir şeydir ki; doğarken neden ağladığını, yaşarken fark ettirir.
Charles Bukowski
Bilinçaltımda hep yaşamış hissetmiş gibi bir duygu durumum vardır.
__Sanki ben, çok güzel bir vadinin ortasında bulunan göl kıyısında çimlerin üzerinde uzanıyorum.
Çok rahat ve huzur içindeyim.
Yüzüm Göle doğru dönük olduğunda sanki arkamdan iki meleğin bana geldiğini hissediyorum. Beni almaya gelmişler gibi.
Beni götüreceklerini hissettiriyorlar ama ben onlarla gitmek istemiyorum çok gönülsüzüm.
Yinede onlara itiraz edemiyorum boyun eğiyorum ve onlara kendimi havale ediyorum.
Sonra hatırlıyor gibi olduğum bir durumu yaşadığımı hissediyorum.
Yatıyor oluyorum ve bulanık görüntüler içinde bir cisim görüyorum. Sesini sık sık duymaya başladığımı ve benimle ilgilendiğini. Sonra kuçakta olduğumu hissediyorum ve sesine gün gün aşına olduğum tanıdık o sese... O sesini duyunca kendimi güvende hissettiğimi anımsıyorum. Bir taraftan da korku oluşmaya başlıyor bende, o sesten uzak kalcağımdan korkuyorum. Sonrası bir kadını emdiğimi, sırtında ebiç olduğumu anımsamaya başlıyorum. Sonra aralardan seçilmiş film şeridi gibi çocukluktan hatıralar geliyor aklıma.
Yani demem o ki, belki hiç kimse isteyerek gelmedi bu dünyaya...