Sevdiğimdin düşmanım oldun.Yaşamımdin ölümüm oldun .Gençtin ışık saçardı gençliğinin coşkusu binlerce yıl önce sonra kör karanlık oldun. Sen ne zaman nasıl gözlerimin önünde ama görünmez anlaşılmaz bir biçimde böyle gaddar böyle cani böyle rezil bir adam oldun? ne zaman değiştin hangi yolda hangi gecede ben tam da yanı başındayken nasıl fark ettirmeden sinsi sessiz usul usul bilincim açık kulaklarim duyar gözlerim görürken ve dokunabilirken sana hala kendi arzumla mutluyuz sanirken sen ben Defne mutlu bir geleceğe doğru yol alırmış gibi aynı evin içinde aynı odada aynı kanepede yan yana öylece nasıl sen ne ara hangi zaman diliminde hangi yıl tam olarak hangi gece saat kaçta bizim katilimiz oldun?
Burası benim evim.Bu benim hayatım. Ben bu kapıyı açan Feray'ım.Ben buyum .46 yaşında,artık hiç kimsenin karısı, Defne'nin annesi,elimde kocaman keskin bir kılıç, tüm dünyaya karşı,ben bir başıma, işte buradayım.
Belki de bu köpekler gibi olmaliyiz.
Yaşadığımızın farkına varmadan yaşamalıyız.Sadece bedensel ihtiyaçlarımızı karşılayıp, anın tadını çıkarmalıyız. Belki daha mutlu olurduk.