“…zillet sol yanımızda, şeref sağ yanımızdadır. Nefsimiz sol yanımızda, soyumuz, sopumuz sağ yanımızdadır. Batılın vebali sol yanımızda, hakkın rahmeti sağ yanımızdadır…”
“Dünya’yı bize büyük gösteren bizim küçüklüğümüz, oğul. Hırsımız, sabırsızlığımız, bencilliğimiz. Önce bu yüzden küçülüyor, sonra da Dünya’yı çok büyük görüyoruz.”
“İnsan,” dedi, “Soysuz, aşağılık şey... Kendini açık, olduğu gibi gösterenlere bakar, aşağılık görür, geçer. Fakat kendini sahte, yalancı renklere sokanlara; zenginliğe, mevkiye, gösterişli parlayanlara bayılır, kovalar ve artık kötü ile iyiyi ayırt edemez hale gelirsin.”
Yüz binlerce insan, hiçbir şey yeşermesin diye her yere taş döşüyor, minicik bir ot parçasını bile yakıyor, gökyüzünü kömür ve gaz dumanlarıyla dolduruyordu. Tüm canlıları ve kuşları uzaklaştırarak oluşturdukları yeryüzünün bu minik köşesini güçleri yettiğince çirkinleştirmeye çalışmışlardı ama her şeye rağmen bahar, bu kentte bile yine bahardı.