Gülcan

Gülcan
Benim yetiştiğim yıllarda halkın tümünü birbirine bağlayan bir ortak alan vardı. Bu alanın içine Hz. Muhammed de giriyordu, Mustafa Kemal de. Peygamber manevi dünyanın sultanıydı, Mustafa Kemal ise bir “vatan kurtarıcı.” Bu konular tartışılmazdı bile. Kimse birbirini “dindar”, “dinsiz” diye ayırmıyordu. Bu ayrımı hâlâ da kabul etmem.
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
Yıllar sonra Zülfikar Dedem benim doğum günüm olan 20 Haziran’da, Asım Dedem de Asım’m doğum günü olan 2 Temmuz’da öldü. Sanki bu dünyayı, isimlerini taşıyan torunlarına devredip gittiler. Bu nedenle onların ölüm ve bizim doğum tarihlerimiz, bir çeşit devir teslim anlamı taşımakta bizler için.
Bir gün Çok bunalırsan Denizin dibinde Yosunlara takılmış gibi soluksuz Sakın unutma gökyüzüne bakmayı Gökyüzü şenindir Gökyüzü herkesindir Zülfü Livaneli
"Ne olur beni bu kadar kolay anlamayın!” demek isteyecekti. “Biraz düşünün, siyah beyaz algılayıp üzerime etiketler yapıştırarak birtakım çekmecelere kilitlemeyin beni.”
Şimdi bu satırları yazarken seni çok daha iyi anlıyorum babaanne. Bir ömür boyu keçi olarak yaşadım, kabahatim varsa onu örtmeye değil apaçık bırakıp ondan ders almaya çalıştım. Doğru bildiklerim, hayatımda yapmak istediklerim, beni arkadaşlarımdan ayrı düşürse de, yalnız kalmama neden olsa da, hep bir keçi gibi burnumun dikine gittim.