Perit biliyordu ki dünyanın en ücra köylerinin birinde dünyanın en güzel kızı olabilecek biri vardı. Ya da hiç görmeyeceği bir evin içinde dünyanın en güzel melodisi mırıldanıyordu. Ya da belki kutuplarda iki eskimo dünyanın ahlak sorununu çözecek mükemmel bir keşfe sahiptiler. Normalde insanlığı ayağa kaldıracak fikirlerin kitlelere ulaşamaması yüzünden sönüp gitmesi de dünyanın en büyük şanssızlığıydı. Kim bilir neler neler geçmişti bu yeryüzünden ve hiçbirine tanık olamamıştık.
"Oyunun başında, hiç varyasyon yoktur. Taşları yerleştirmenin tek bir yolu vardır. İlk altı hamlenin ardından dokuz milyon varyasyon ortaya çıkar. Sekiz hamleden sonra 288 milyar farklı seçenek belirir. Olasılıklar gitgide artar. Satranç oynamanın evrendeki gözlemlenebilir atom sayısından daha çok yolu vardır. Yani işler bayağı bir karışır. Oynamanın tek bir doğru yolu yoktur, birçok yolu vardır. Satrançta olduğu gibi, hayatta da her şeyin temelinde olasılık yatar. Bütün umutların, bütün hayallerin, pişmanlıkların, yaşadığımız her bir anın."